(5237 S. K. m. 61, 149)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Kasten yaralama ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarına ilişkin olarak Adıyaman Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26.02.1996 tarih, 1995/109 esas ve 1996/26 sayılı kararı yönünden aynı Mahkeme'nin 21.06.2005 tarih, 2005/184 esas ve 2005/228 sayılı kararıyla uyarlama yapıldığı ve bu kararın 05.10.2005 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır.
Temyiz incelemesine konu olan Adıyaman Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21.04.2006 tarih, 2005/194 esas ve 2006/337 sayılı kararında anılan kararla ilgili olarak yeniden uyarlama yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve yeni bir uyarlama hükmü kurulmadığı anlaşılmış olmakla; hükümlü hakkında yağma suçları yönünden kurulan uyarlama hükümleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Adıyaman Ağır Ceza Mahkemesi'nin 03.03.1980 tarih, 1978/314 esas ve 1980/28 sayılı kararına konu olaylarda, hükümlü H. E.'ün gece saat 22.00 ila 23.00 saatleri arasında, yanında bulunan diğer iki fail birlikte hareket ederek yakınanlar A. oğlu 1950 doğumlu A. A.'la H. oğlu 1956 doğumlu A. A.'ın kullandıkları traktörleri durdurup silahla tehdit etmek suretiyle yağma suçlarını işledikleri anlaşılıp kabul edildiğine göre, hükümlü hakkında iki kez 5237 sayılı TCK'nın 149 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a), (c) ve (h) bendlerinin uygulanması ve anılan Yasanın 61 inci maddesindeki koşulların değerlendirilmesi gerekirken, aynı Yasanın 149 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının sadece (a) bendiyle uygulamalar yapılması,
2- Adıyaman Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05.12.1979 tarih, 1979/183 esas ve 1979/148 sayılı kararına konu olayda, hükümlü H. E.'ün saati belirlenemeyen bir zamanda yanında bulunan diğer bir fail birlikte hayvanlarını otlatmakta olan yakınan İ. D.'ı ellerinde bulunan tüfeklerle tehdit edip, üzerindeki bütün parayı çıkartmasını istedikleri, yakınanın "bende para yok" diye cevap vermesi üzerine, yere düşürerek üzerinde bulanan 5.000 Türk Lirasının tamamını alarak kaçtıkları anlaşılıp kabul edildiğine göre, hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK'nın 149 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinin yanı sıra (c) bendinin de uygulanması ve anılan Yasanın 61 inci maddesindeki koşulların değerlendirilmesi gerekirken, aynı Yasanın 149 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının sadece (a) bendiyle uygulama yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü H. E.'ün temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının hükümlü yararına kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 26.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy