(5237 S. K. m. 52, 168)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Mağdurdan yağmalanan cep telefonunun sanıkların beyanına göre, sanıklar tarafından mağdura iade edilmek üzere soruşturma aşamasında kendi rızalarıyla karakola teslim ettiklerini belirtmeleri ve mağdurunda telefonu karakoldan teslim aldığını bildirmesi karşısında, bu durumun araştırılarak sonucuna göre, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168 inci madde 3. fıkra 1. cümlesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanık F. A.'un kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCY'nin 53/1 inci maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3 üncü fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- 5237 sayılı TCK'nın 53/1 inci maddesinde öngörülen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin aynı maddenin 4 üncü fıkrasına aykırı olarak, suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış olan sanık F. A. hakkında uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar F. A. ve F. A.'ın savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 31.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy