(5237 S. K. m. 53)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçundan zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın olay tarihinde geceleyin yakınan Burak'ın evine, pimapen pencereyi tornavidayla zorlayarak açıp girdiği, diğer yakınan Rukiye'ye ait eşyaları çalarken komşuların 'hırsız var' diye bağırmaları üzerine sanığın kaçmaya başladığı, bu sırada 26.03.2006 tarihli Olay, Yakalama, Üst Arama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağına göre; Bornova AKP binası 541. sokak civarında yaya devriye görevini ifa eden polis memurlarının Hırsız var diye bağırma sesini duyup kaçan sanığın peşinden koştukları, M. Kemal Caddesi Vakıfbank karşısı yol üzerinde yakaladıkları, sanığın kolluk ve sorgudaki savunmalarında da özetle; ... evin içerisinden çıkarken mahalle sakinleri beni fark etmişler ve hırsız var diye bağırdılar, bende kaçmaya başladım olay yerinden geçen polislerde beni fark etti, ben kaçmaya başladım, polisler beni kovaladılar, bana dur dediler, bende durarak polislere teslim oldum... şeklinde beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında;
Öncelikle;
Yakınanın evinin bulunduğu yer ile kolluk güçlerinin; Hırsız var şeklindeki bağırma sesini duydukları, sanığı kaçarken gördükleri ve sanığı yakalandıklarında bulundukları yerlerin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptandıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik ve yeterli olmayan araştırma ve gerekçeyle yazılı şekilde TCK'nın 35 inci maddesinin uygulanmaması,
2- Uygulamaya göre de;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1 inci maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık İ. K. savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 06.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy