(5237 S. K. m. 31, 35, 50, 52, 61, 116, 141, 142) (765 S. K. m. 62, 491, 522) (5252 S. K. m. 9) (2253 S. K. m. 12) (647 S. K. m. 4) (5395 S. K. m. 24)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.06.2009 tarihli kenar yazısı ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Karar: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararları ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre: sonraki kanun ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
1- 5237 sayılı TCY'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile, 765 sayılı TCY'nın 491/4. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, hükümlünün, sair hükümlü K
T
ile birlikte olay tarihinde saat 17.00 sıralarında yakınanın evinin çatısına çıkıp, güneş enerjisi panelini çalmak isterken yakalandıklarının anlaşılması karşısında; eyleminin 5237 sayılı Kanunun 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Kanunun 116/1 maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda değerlendirme yapılmaması,
2- 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Kanuna göre hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarını oluşturan eylemleri sebebiyle 5237 sayılı Kanunun 61. maddesi uyarınca, temel cezanın ne biçimde saptanacağının belirlenmesi, 5395 sayılı Kanunun 24. maddesi uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması ile bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
4- Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCY'nın 491/4, 62/1, 522/1, 2253 sayılı Kanunun 12/2, 647 sayılı Kanunun 4. maddeleriyle hükümden sonra 1.6.2005 gününde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan 142/1-b, 35/2, 31/2, 50/1-3, 52/2; 116/2-4, 31/3. maddelerinde ön görülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Kanunun 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3 maddeleri ışığında; 765 sayılı TCY'nın hükümlü yararına olduğunun gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü E. D. savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerle tebliğname gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 08.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy