(5237 S. K. m. 35, 141) (5271 S. K. m. 231, 309)
Dava ve Karar: Hırsızlığa teşebbüs suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5-6 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına dair B. 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/03/2008 tarihli ve 2007/687 esas, 2008/210 sayılı kararına karsı Adalet Bakanlığının 11/06/2009 gün ve 2009/6090/31241 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/07/2009 gün ve KYB.2009/163493 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 15/07/2009 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 24/09/2008 tarihli ve 2008/22700 esas, 2008/14606 sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesinde yer alan Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında öncelikle suçun sabit olması halinde ceza hükmü kurulması gerektiği nazara alınmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiştir.
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay C.Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre;
5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinin 5. fıkrasında Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir şeklinde yer alan düzenleme ile 7. fıkrasındaki Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkum olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez. düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde, öncelikle yargılanmakta olan sanık hakkında suçun sabit olması durumunda eylemine uyan maddelere uygun olarak ceza hükmü kurulduktan sonra, verilen ceza süresi dikkate alınarak ve yasanın öngördüğü diğer koşulların da sağlanmış olması halinde hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararının verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde ceza hükmü kurulmayarak uygulama yapılması usul ve yasaya aykırı olduğundan,
Sonuç: Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile hırsızlık suçundan sanık S. O. hakkında B. 10. Asliye Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 26.03.2008 tarih ve 2008/210 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK'nun 309/4-b maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy