(5271 S. K. m. 231, 253, 254) (5237 S. K. m. 3, 61, 168)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı Yasanın 61 inci maddesiyle cezanın belirlenmesinde, izlenmesi gereken yöntem açık ve denetime imkan tanıyacak bir biçimde ortaya konulmuştur. Buna göre somut olayla ilgili suç tanımında belirtilen cezanın alt ve üst sınırı arasında ceza tayin edilirken cezanın belirlenmesine ilişkin madde hükmündeki ölçütler dikkate alınacaktır. Bu düzenlemeyle soyut gerekçelerle cezanın alt ve üst sınırdan belirlenmesi şeklindeki yanlış uygulamanın önüne geçilmek istenmiştir. Bu açıklamalar ışığında bir suçtan dolayı TCK'nun 61 inci maddesi gereğince temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar göz önünde bulundurulacak ve somut gerekçeler de belirtilmek suretiyle kanundaki cezanın alt ve üst sınırı arasında takdir hakkı kullanılacaktır. Ayrıca temel ceza belirlenirken aynı Yasanın 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur. şeklindeki hüküm de gözetilmek zorundadır.
Hakimin temel cezayı belirlerken değindiği gerekçesi suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçları, işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksirine dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saikle dosyaya yansıyan bilgi vebelgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde yerinde ve yeterli olmalıdır. Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan cezanın şahsileştirilmesi kuralının da amacı ceza ve sanık arasında uygun dengeyi sağlamaktır. İki sınır arasında cezayı belirleme hakime ait ise de bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması bu bağlamda suçun işleniş şekli, önemi, sebepleri, kanun ve nizamlara muhalefet derecesi, kastın yoğunluğu, sanığın sosyal durumu, geçmişi, topluma kazandırılması hususlarının göz önünde tutulmasının yanında bu konudaki gerekçenin dosyayla uyumlu olması zorunludur. Dosya kapsamına göre sabıka kaydı olmayan hurdacılık yapan babasına yardım eden ve ailesiyle oturan sanığın gündüz vakti yakınanın evine açık bırakılan pencereden girerek içeriden 130 TL değerinde cep telefonu çalması biçiminde gelişen somut olay dışında dosyaya yansıyan başka bir olumsuzluğu bulunmayan sanık hakkında yerinde olmayan gerekçe ve soyut ifadelerle hırsızlık suçundan işlenen fiilin ağırlığıyla orantısız şekilde, üst sınıra yakın ceza tayini,
2- Çalınan cep telefonunun hazırlık soruşturması sırasında sanığın annesi tarafından yakınana tesliminin sağlandığının anlaşılması karşısında; etkin pişmanlık koşullarının oluşması nedeniyle, 5237 sayılı Yasanın 168 inci maddesiyle uygulama yapılması gerektiği halde, iadeye sanığın katkısının olmadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,
Uygulamaya göre de,
3- Düzenlenen iddianamede 5237 sayılı Yasanın 168 inci maddesinin uygulanması talep edildiği halde, bu konuda sanığa ek savunma hakkı verilmeden anılan maddenin uygulanmamasına karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
4- Sanığa yüklenen konut dokunulmazlığını bozma suçunun 5271 sayılı CMK'nun 253. ve 254 üncü maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
5- Konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden, suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hüküm tarihinde yürürlükte olan; 5271 sayılı CMK'nun 231 inci maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık İ. G. savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 06.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy