(647 S. K. m. 19, Ek. m. 2) (5275 S. K. m. 99, 107) (5271 S. K. m. 309)
Dava ve Karar: Hükümlünün, gasp suçundan İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 27.11.2006 tarihli ve 2006/333 esas, 2006/390 Sayılı kararı ile mahkum olduğu 8 yıl 4 ay hapis cezası ve hırsızlık suçundan İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 06.06.2006 tarihli ve 2006/606 esas, 2006/429 Sayılı kararı ile mahkum olduğu 5 yıl 10 ay hapis cezası ile hırsızlık, mala zarar verme suçlarından İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.12.2007 tarihli ve 2007/281 esas. 2007/599 Sayılı kararı ile mahkum olduğu 2 yıl 4 ay hapis cezasının 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99 ve 101/2. maddeleri uyarınca toplanması talebinin reddine dair İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10.02.2009 tarihli ve 2009/145 değişik iş sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20.02.2009 tarihli ve 2009/167 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 18.08.2009 gün ve 45242 Sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C. Başsavcılığının 10.09.2009 gün ve KYB/2009/199293 Sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 29.9.2009 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
(... Yeni ceza adalet sisteminde, önceki sistemde var olan cezaların içtimai hükümlerine yer verilmediği, bununla birlikte verilen cezaların toplanamayacağı veya hangi şartlarda toplanabileceğine ilişkin tek düzenlemenin 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99. maddesinde yer aldığı buna göre: Bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107. maddenin uygulanabilmesi yönünden mahkemeden bir toplama kararı istenir. biçimindeki düzenleme karşısında, birden fazla hükümde yer alan cezalar sadece şartla salıvermenin hesaplanması amacına dönük olarak infaz aşamasında toplanabileceği, cezaların ayrı infaz rejimlerine tabi olmasının da bu duruma engel olmayacağı gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 Sayılı C.M.K.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması...) Dairemizden istenilmiştir.
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre:
Hükümlü hakkında: İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/281 esas. 2007/599 Sayılı kararı ile 13.03.2005 tarihinde işlemiş olduğu hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından 2 yıl ve 4 ay hapis cezası, İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2006/606 esas. 2006/429 Sayılı kararı ile 20.02.2006 tarihinde işlemiş olduğu hırsızlık suçundan 5 yıl 10 ay hapis cezası ve İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/333 esas. 2006/390 Sayılı kararı ile 10.01.2006 tarihinde işlemiş olduğu suçundan 8 yıl 4 ay hapis cezası verildiği, tüm kararların kesinleştiği, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı infaz Bürosunca 22.01.2009 tarihli yazı ile 5275 Sayılı yasanın 99.ve 107. maddeleri gereğince. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığından cezaların içtimasının istendiği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı İnfaz Bürosunca da. 10.02.2009 tarihli yazı ile İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinden içtima talebinde bulunulduğu, İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesince de 26.06.2008 tarihli kararı ile mahkemesinin 2006/333 esas 2006/390 Sayılı dosyasına verilen 8 yıl 4 ay hapis cezası ile İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2006/606 esas 2006/429 Sayılı kararı ile 5 yıl 10 ay hapis cezasının 5275 Sayılı CGTİHK 99. ve 107. maddeleri gereğince içtima ettirilerek 13 yıl 14 ay hapis cezası olarak infazına karar verildiği ancak İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/281 esas. 2007/599 Sayılı kararı ile verilen 2 yıl 4 ay hapis cezasının suç tarihi itibariyle cezanın infazının 647 Sayılı Kanunun 19. ve ek 2. maddelerinin dikkate alınması gerektiğinden bu ilam açısından ayrıca infazına karar verildiği, karara karşı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz üzerine İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 18.02.2009 tarihli 2009/145 değişik iş sayılı kararı ile vaki itirazın reddine kesin olarak karar verildiğinin anlaşılması karşısında:
Hükümlü hakkında tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezaların şartla tahliye süreleri ve infaz rejimlerinin farklı olması anılan yasa maddesinin uygulanmasına engel değildir. Cezaların infazındaki bu farklılık, şartla ve bihakkın tahliye tarihlerinin de farklı olmasını gerektirmeyecek, hükümlünün farklı süre ve rejimlere tabi her bir cezası açısından cezaevinde geçireceği sürelerin C. Başsavcılığı tarafından müddetnamede gösterilmesi yeterli olacak ancak yine toplam ceza süresi üzerinden tahliye tarihleri hesaplanacaktır.
Sonuç: Bu itibarla, kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre, yerinde görüldüğünden kabulüyle İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesince verilip, kesinleşen 20.02.2009 tarih ve 2009/167 değişik iş sayılı kararın 5271 Sayılı C.M.K.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy