(1412 S. K. m. 325) (YCGK 30.11.2010 T. 2010/7-229 E. 2010/240 K.)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: İncirliova Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24.02.2004 gün ve 2003/238 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı, sanık Hakkı Kaya tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemenin hükmü adı geçen sanıklar yönünden Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 25.10.2005 gün ve 2004/19183-2005/14277 sayılı kararı ile Lehe yasanın belirlenmesi için diğer yönleri incelenmeden bozulmuş ve bozmanın 1412 sayılı CMUK'nın 325 inci maddesi gereğince sanık H. A.'a yansıtılmasına karar verilmiştir.
1412 sayılı CMUK'nın 325 inci maddesine göre, sanık bozma kararının sonucundan yararlandırılmaktadır. Ancak, temyiz etmişçesine faydalanmanın kabul edilmesi, bu kimsenin bozmadan sonra yeniden verilecek yeni ve son kararı da temyiz edebilmesine olanak tanımamaktadır. Çünkü, sirayet, yasa gereği kabul edilmiş bir haldir. Bu bağlamda sanık H. A. sadece bozma kararının sonucundan yararlandırılmaktadır. Sanık savunmanının belirtilen nedenle bozmadan sonra yeniden kurulan hükmü temyize yetkisi yoktur.
Ancak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.11.2010 gün ve 2010/7-229 esas, 2010/240 sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği üzere, sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçları özel olarak düzenlendiğinden, 1412 sayılı CMUK'nın 325 inci maddesi hükmünün, lehe yasanın değerlendirilmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; genel yargılamayla uyarlama yargısının koşulları ve sonuçları birbirinden farklı olduğundan, hakkındaki hüküm kesinleşmekle hükümlü konumuna giren sanık H. A.'un lehe Yasanın değerlendirilmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda, yargılaması devam eden diğer sanıkla birlikte yargılanmasının yasal olarak olanaklı olmadığı ve adı geçen hükümlü hakkındaki davanın ayrılarak uyarlama yargısının yapılması gerekirken, her iki yargılamaya birlikte devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık H. A. savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 02.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy