(765 S. K. m. 59, 80, 102, 492, 522, 523) (647 S. K. m. 4, 5, 6) (5237 S. K. m. 43, 50, 62, 142, 168) (5252 S. K. m. 5)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.07.2005, 26.01.2009 günlü tebliğnameleri ile Daireye gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
I. Sanıklar H. B. İ. ve H. M. İ. hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Sanıkların savunmalarının saptandığı 03.03.2003 ve 28.05.2003 tarihleri ile inceleme tarihi arasında sanıklar hakkında uygulanması istenen 765 s. TCK'nun 492/2. maddesindeki suç için ön görülen cezanın tür ve süresine göre, aynı kanunun 102/4. maddesinde yazılı 5 senelik zamanaşımının dolmuş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, yerel Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 S.Kanunun 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 s. CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zaman aşımısebebiyle DÜŞMESİNE,
II. Sanık Ö. F. İ. hakkındaki hükme yönelen temyiz incelemesine gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanığın eylemine uyan 765 S. TCY.nın 492/2, 80, 522/1, 523, 59/2, 647 s.Kanunun 4-6. maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 gününde yürürlüğe giren 5237 s. TCY.nın aynı suça uyan 142/1-f, 43, 168, 62/1, 50/1-a, 203, 43, 62/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından ve hükmolunan cezanın paraya çevrilip ertelenmesi ve ertelemenin hukuki sonuçları da gözetildiğinde; Mahkemece 765 s.Kanun uyarınca kurulan hükmün sanık yararına olduğunun gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
2. Hükümden sonra yürürlüğe giren 5083 s. Yasaya, 5335 s.Kanun ile eklenen 2/3. maddesi uyarınca para cezalarında bir Yeni Türk Lirasının artıklarının hesaba katılamayacağının ve 5252 s.Kanunun 5/1. maddesine göre ağır para cezalarının adli para cezasına dönüştürüldüğünün gözetilmesi zorunluluğu,
3. Hükümden sonra 08.02.2008 gününde yürürlüğe giren, 5728 s.Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 s. CMK'nun 231. maddesi uyarınca değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, yerel Cumhuriyet Savcısı ile sanık Ö. F. İ.'ın temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 28.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy