(5252 S. K. m. 9) (5237 S. K. m. 53, 61, 116, 141, 142, 143, 151, 168) (765 S. K. m. 81, 492, 493) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2009 günlü kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Karar: 5252 s. Türk Ceza Yasası'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasa'nın 9. maddesinin üçüncü fıkrasında, lehe kanunun saptanmasında başvurulacak yöntem düzenlenmiştir. Bu hüküm uyarınca, önceki hükümde sabit kabul edilen olaya, önceki ve sonraki Ceza Yasalarının ilgili bütün hükümlerinin birbirlerine karıştırılmaksızın uygulanmasını ve her iki kanuna göre ayrı ayrı sonuçlar belirlenmesini gerektirmektedir.
Bu belirleme, herhangi bir inceleme, araştırma, kanıt tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmeyen; eylemin suç olmaktan çıkarılması, ceza sorumluluğunun kaldırılması ya da önceki hükümle belirlenen cezanın bir değerlendirme ve takdiri gerektirmemesi gibi hallerde, evrak üzerinde yapılabilecektir.
Ancak; sonraki kanun ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmiş olması, cezanın, 5237 s. TCY'nın 61. maddesi gözetilerek tayin ve takdirinin gerekmesi, artırım ve indirim oranlarının belirlenmesinin takdiri gerekmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihinin söz konusu olması, seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerin değerlendirilmesinin gerekmesi, önceki kanunun türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni kanun tarafından erteleme kapsamına alınması gibi durumlarda, duruşma açılarak değerlendirme yapılmalıdır.
İnceleme konusu karara gelince;
1- 5237 s. TCY'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile, 765 s. TCY'nın 492/1 ve 493/1. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın yakınanlara ilişkin işyerinin vitrin camı ile kapı kilitlerini sert bir cisimle zorlayıp kırarak içeri girmek suretiyle hırsızlık suçlarını işlediğinin anlaşılması karşısında; yakınanların şikayetçi olması da gözetildiğinde eylemin 5237 s. Kanunun 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Kanunun 116/2-4. maddesinde belirtilen işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda değerlendirme yapılmaması, 5237 s. Kanuna göre hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemleri sebebiyle uygulama yapılıp, her iki Kanuna göre denetime olanak sağlayacak biçimde uygulanan Kanun maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tesbit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan kanun belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı biçimde eksik ve denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması,
2- Kazanılmış hakkın suçun nitelendirilmesinin yapılmasında ve uygulanan kanun maddeleri yönünden olmayıp, cezanın süresi yönünden gözetilmesi gereken bir husus olduğu, uyarlama amaçlı Kanunun yanlış yorumlanması suretiyle infaz aşamasındaki lehe uygulamaların ise kazanılmış hak oluşturmayacağı dikkate alınarak, hükümlünün eylemine uyan 765 s. TCY'nın yakınan İ. Ö.'e yönelik eylem için 493/1, 81/2-3; yakınan C. Ö.'e yönelik eylem için 492/1, 81/2-3. maddeleriyle hükümden sonra 1.6.2005 gününde yürürlüğe giren 5237 s. TCY'nın aynı suça uyan her iki eylem için ayrı ayrı 142/1-b, yakınan C. Ö.'e yönelik eylemde koşulları oluştuğu takdirde 168/1-4, 143, 53/1-2; 116/2-4, 53/1-2; 151/1, 53/1-2, ayrıca işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları yönünden 5271 s. CMK'nun 253 ve 254. maddelerinde ön görülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Kanunun 7/2, 5252 s. Kanunun 9/3 maddeleri ışığında; her iki Kanun hükümlerinin bir tüm halinde uygulanarak, lehe kanunun belirlenip uygulanması zorunluluğu,
3- Maddi ceza yasalarının kendi aralarında, infaz yasalarının da kendi aralarında ayrı, ayrı karşılaştırılıp değerlendirilmesi gerekirken, maddi ceza yasasına ait lehe uygulamanın infaz kanunu gözetilerek reddine karar verilemeyeceğinin düşünülmemesi,
4- 5252 s. Kanunun 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili tüm hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 s. Kanuna göre hırsızlık işyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylem sebebiyle temel cezanın ne biçimde saptanacağının belirlenmesi, suçun geceleyin işlenmesi bakımından artırım, kısmi iadenin koşullarının bulunup bulunmadığı, bulunduğunun belirlenmesi halinde indirim oranlarının takdiri ve işyeri dokunulmazlığını bozma ile mala zarar verme suçu yönünden uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesi, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki kanuna göre suçun kanuni öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılması ve bütün bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, Yerel Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 16.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy