(5237 S. K. m. 50, 52, 116, 151) (5395 S. K. m. 23) (5271 S. K. m. 231)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilerek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2009 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçundan zaman aşımıiçerisinde dava açılması olanaklı görülmüş,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Kısa süreli olmayan 1 yıl 4 ay özgürlüğü bağlayıcı cezanın paraya çevrilmesi suretiyle 5237 s. TCK.nun 50. maddesine aykırı davranılması,
2- Kabule göre de;
a) 5237 s. TCK.nun 52. maddesinin 2. fıkrasının emredici hükmüne göre, hapis cezasının günlüğünün en az 20 YTL olması gerektiğinin gözetilmemesi ve anılan Kanun ve maddeyle yapılan uygulamada hesap hatası sonucu para cezasının 5820 YTL yerine, 5760 YTL olarak belirlenmesi suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
b) 01.06.2005 gününde yürürlüğe giren 5237 ve 5275 s. Yasalarda hükmolunan para cezasının süresinde ödenmemesi halinde gecikme zammı uygulanacağına ait bir düzenlemenin bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
c) Koşulları bulunmadığı durumda adli para cezasının yanında tedbir cezasına da hükmolunması,
3- Suç gününde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında belirlenen cezanın üç yıldan az olması karşısında; Adli Sicil Kaydına konu ilamlar getirtilip silinme koşulları araştırılarak sonucuna göre; 5395 s. Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesi de gözetilerek 8.2.2008 tarih ve 26781 s. Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 s.Kanunun 562. maddesi ile değiştirilen 5271 s. CMK'nun 231/5-14. maddeleri uyarınca hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık M. E. savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 26.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy