(5271 S. K. m. 326) (5237 S. K. m. 168)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Sanık C. K.'ın, cezaevinde olmasına karşın tebligatın ikametgah adresine yapıldığının anlaşılması karşısında; temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulüyle yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1) Hırsızlık suçu yönünden; sanıklardan D. K.'nın, hazırlık soruşturması sırasında; çaldığı eşyadan olan sol kısmı çatlak kasayı kendiliğinden getirip kısmi iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında; yakınana kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği sorularak, sonucuna göre 5237 Sayılı Kanunun 168. maddesiyle uygulama yapılıp yapılamayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
2) Mala zarar verme suçu yönünden; 30.5.2007 tarihli olay yeri inceleme raporu, 30.11.2007 tarihli bilirkişi raporu, keşif sırasında dinlenen yakınan beyanı ve dosya içeriğine göre; sanıkların fikir ve eylem birliği içinde, işyerinin plastik pencere camını kaldırıp, zarar vermeksizin, mandal kilidini yatağından oynatarak, içeri girmeksizin ellerini uzatmak suretiyle, suça konu yazar kasayı çalarak boş bir inşaat alanına götürüp, 7.6.2007 tarihli tutanak içeriğine göre, sol kısmını çatlatıp içinden para aldıklarının anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun konusunu oluşturan yazar kasayı olay yerinden götürdükten sonra çatlatmak suretiyle zarar verme eyleminin, ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağının gözetilmemesi,
3) 5271 Sayılı C.M.K.nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç sebebiyle mahkum edilmiş olan sanıkların yargılama giderlerinden sebebiyet verdikleri oranda ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeden, 5271 Sayılı C.M.K.nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar C. K. ve D. K.'nın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeple isteme aykırı olarak BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 10.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy