(5237 S. K. m. 58, 61, 220) (5271 S. K. m. 225, 231) (YCGK 03.04.2007 T. 2006/10-253 E. 2007/80 K.)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.04.2009 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Karar: Her bir eylem için hükmolunan cezaların süresine göre, sanıklar savunmanlarının duruşmalı inceleme istemlerinin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; katılan C. K.'a karşı etkili eylem suçunun sanıklar S. K. ve F. A. tarafından; yakınan C. K.'a karşı 07.08.2005 gününde işlenen etkili eyleme kalkışma suçunun sanıklar F. A., K. B., E. G. ve A. G. tarafından; aynı yakınana karşı 10.08.2005 gününde işlenen etkili eyleme kalkışma suçunun sanıklar F. A., E. K. ve A. K. tarafından, Yakınan H. S. K.'a karşı etkili eylem suçunun sanıklar F. A. ve N. K. tarafından; 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçunun birer kez sanıklar F. A., K. A., Ö. C., N. K., S. K., E. K. ve K. B. tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- İddianamelerde: sanıklar K. A. ve Ş. A. hakkında katılan C. K.'a karşı etkili eylem ve yağma suçlarından; yakınan H. S. K.'a karşı etkili eylem suçundan; yakınan C. K.'a karşı 10.08.2005 gününde etkili eyleme kalkışma suçundan; sanık Ş. A. hakkında yakınan C. K.'a karşı 07.08.2005 gününde etkili eyleme kalkışma suçundan ve sanıklar F. A., Ş. A. ve K. A. hakkında TCK'nun 220/5. maddesi aracılığı ile sair sanıklarda ele geçen veya sair sanıkların etkili eylem suçlarında kullandığı tabancalar sebebiyle 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılmış davalar olmadığı halde, anılan suçlardan mahkumiyetlerine karar verilmesi suretiyle CMK'nun 225/1. maddesine aykırı davranılması,
2- Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 03.04.2007 tarih ve 2006/10-253-2007/80 sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı TCK'nun 220. maddesinde düzenlenen suç işlemek için örgüt kurmak suçunun işlendiğinin ve örgütün varlığının kabul edilebilmesi için; üye sayısının en az üç kişi olması, üyeler arasında soyut bir birleşme değil gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişkinin bulunması, suç işlenmese bile suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşmenin olması, niteliği itibariyle devamlılık göstermesi gereklidir. Örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından, amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması da aranmalıdır. Örgüt yapılanmasında işlenmesi amaçlanan suçların konu ve mağdur itibariyle somutlaştırılması mümkün, ancak zorunlu değildir. Soyut olarak sanık sayısının üç kişi veya daha fazla olması örgütün varlığının kabulü için yeterli olmayıp bu halde iştirak ilişkisinden söz edilebilir.
Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işleyen kişi, hem işlediği suçtan hem de örgüte üye olmak suçundan ayrı ayrı cezalandırılır.
Taraflar arasında Trabzon'dan Erzincan'a yolcu taşıma sebebiyle çıkan rekabet sonucu meydana gelen somut olaylara bakıldığında ve başkalarına yönelik eylemlerinin bulunmadığı, bu amaçlarla bir araya gelmediklerinin anlaşılması karşısında; sanıkların örgüt oluşturmak için sayısal yeterlikte olduğu anlaşılmakta ise de, aralarında hiyerarşik ilişki ve suç işleme iradelerinde devamlılık saptanmadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan durum karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılıTCK'nun 220. maddesinin uygulanmasının koşulları bulunmadığı gözetilmeden;
a- Bütün sanıkların TCK'nun 220. maddesi uyarınca suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi,
b- Örgüt yöneticisi oldukları kabul edilen sanıklar Ş. A., K. A. ve F. A.'un 5237 sayılıTCK'nun 220/5. maddesi uyarınca sair sanıkların işledikleri bütün suçlardan dolayı hükümlülüklerine karar verilmesi,
c- Bütün sanıklar hakkında aynı Kanunun 58/9. maddesiyle uygulama yapılması,
3- Yakınan C. K. ve C. K.'ın aşamalarda: Tokat Yıldız firmasının sahibi H. G.'nun, olaydan bir tarih önce sanık F. A.'un Cevdet bize 10 milyar TL. para versin, biz Erzincan'a çalışmayacağız, zarar ediyoruz şeklindeki teklifini kendilerine bildirdiğini, H.'nın 5 dakika sonra tekrar arayarak, Fatih'in bu teklifinden vazgeçtiğini, ertesi tarih Katılan C. K.'ın, sanık S. K. tarafından silahla yaralandığını bildirmeleri, tanık H. G.'nun da yakınan C. K. ile sanık F. A. arasındaki uyuşmazlığı gidermek için yakınan C. ile görüştüğünü, ancak kesinlikle F. A. 10 milyar TL. istiyor diye teklif götürmediğini açıklaması karşısında, sanıklar S. K. ve F. A.'un, katılan C. K.'a karşı yağma suçunu işlediklerine ilişkin, her türlü kuşkudan uzak, kesin, yeterli, inandırıcı ve hukuka uygun kanıtlar bulunmadığı gözetilmeden, anılan suçtan beraatları yerine, yerinde olmayan gerekçe ile hükümlülüklerine karar verilmesi,
4- Sanık N. K. hakkında yakınan H. S. K.'a karşı etkili eylemde kullandığı ve yakalandığında üzerinde ele geçen iki ayrı tabanca sebebiyle 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5237 sayılı Kanunun 61. maddesi de gözetilerek bir kez uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi,
5- Tekerrüre esas alınacak nitelikte eski hükümlülükleri bulunan sanıklar N. K., E. K., İ. K., S. K., F. A., E. G., K. B. ve A. K. hakkında 5237 sayılı Kanunun 58/6-7. maddesiyle uygulama yapılmaması,
6- Sanıklar A. G., Ş. A., K. A. ve Ö. C. haklarında hükümden sonra 08.02.2008 gününde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562 maddesi ile değişik 5271 sayılı CMY.nın 231/5-14. maddesi uyarınca yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
7- Sanıklar F. A., Ş. A., K. A., Ö. C., İ. K. ve N. K. hakkında yakınan M. M.'e karşı etkili eylemde bulunmak suçundan Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesine açılan 2005/339 esas sayılı dava dosyasının, olumsuz birleştirme uyuşmazlığı üzerine, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 04.12.2007 gün ve 12895-9568 sayılı kararıyla Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/130 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek, hüküm gününden sonra mahkemesine gönderildiğinin anlaşılması karşısında, anılan dosyanın hükme bağlanması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar F. A., Ş. A., K. A., Ö. C., İ. K., N. K., E. K., E. G., A. G., H. K., K. B., S. K. ve A. K. savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan sebeplerle bozulmasına, sanıklar Ş. A. ve K. A. hakkındaki bozma nedenlerine göre, bihakkın tahliyelerine, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değil iseler serbest bırakılmaları için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanıklar N. K., E. K., İ. K., S. K., F. A., E. G., K. B. ve A. K.'ın (5) no.lu bozma yönünden kazanılmış haklarının korunmasına, 30.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy