(765 S. K. m. 523) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 326)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/04/2009 günlü kenar yazısı ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Karar: 3.12.2004 tarihli nihai kararın sanık S. K. savunmanı tarafından temyiz edilmesinden sonra, işten el çekmiş olan mahkemenin dosyayı temyiz incelemesi yapmakla görevli Yargıtay'a göndermek yerine yeniden duruşmasız ele alarak verdiği 30.6.2005 günlü ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla anılan sanık yönünden ilk hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-2007/186 s. kararında da açıklandığı üzere, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi sebebiyle lehe Kanunun belirlenmesine ait olduğu kabul edilen hükümlü A. A. hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılaması yapılan sair sanık S. K hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceğinin gözetilmemesi,
2- Sanıkların başka bir suçta kullanmaları sebebiyle yakalanmaları üzerine suça konu hasarlı otomobile kollukça el konularak mağdura geri verildiğinin anlaşılması karşısında; iadenin rızaya dayanmadığı gözetilmeden 765 s. TCK'nun 523/1. maddesi ile uygulama yapılması,
3- 5237 s. TCY'nın 7/2 ve 5252 s. Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek; sanık S. K.'ın eylemine uyan 765 s. TCY ile 5237 s. TCY'nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek biçimde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Kanunun belirlenmesi zorunluluğu,
4- 5271 s. CMK'nun 326/2. maddesine göre iştirak halinde suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık S. K. savunmanı ile hükümlü A.A.'un temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlü A. A. yönünden sair yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan sebeplerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, sanık S. K.hakkında ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 26.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy