(5271 S. K. m. 231, 253, 254, 326) (5237 S. K. m. 53, 116, 119, 142, 143) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 493, 422)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Kasıtlı suçtan önceki hükümlülüğü bulunan sanık T. A. hakkında 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562 nci maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nin 231 inci maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlediğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 119/1-c maddesinin uygulanmaması,
2- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkum olan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53 üncü maddesinin uygulanmaması,
3- 5252 sayılı Yasanın 9/3 üncü maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün, 765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, sanıklar yararına olan yasanın belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması,
4- Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522/1. (pek fahiş değer) maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 53, 116/2-4, 119/1-c 53 üncü maddelerinde öngörülen cezaların türleri, alt ve üst sınırları (gece vakti işyeri dokunulmazlığını bozma suçu bakımından 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254 üncü maddelerinde öngörülen "uzlaşma" hükümleri) değerlendirilip, sonucuna göre lehe yasanın saptanması gerektiğinin düşünülmemesi,
5- Sanık T. D. hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK'nın 231 inci maddesi gereği sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
6- 5271 sayılı CMK'nun 326/2 nci maddesine göre iştirak halinde suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine müteselsilen tahsile karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar T. A. ve T. D. savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 17.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy