(5237 S. K. m. 53, 58, 145) (5271 S. K. m. 232)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Sanıklar hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken tekrar suç işlemeyecekleri yönünde olumlu kanaat gelmediği gerekçesiyle sanıklar hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 5271 Sayılı C.M.K.nın 231/6-b maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğu, sanıklar G. Ö., Ş. G. ve F. Ö.'in kasıtlı suçtan hükümlülüğünün de bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükümlerin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık G. Ö. hakkında 5237 Sayılı T.C.K.nın 58. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 Sayılı C.M.K.nın 232/2-c maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması,
26.2.2006 tarihli takdiri kıymet ve teslim tutanağıyla aynı tarihli görgü ve tespit tutanağı içeriğinden sanıkların değeri az olan hurda malzemeleri hırsızladıkları alanda başka malzemeleri de bulunduğu anlaşıldığından; şartları gerçekleşmediği biçiminde yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle 5237 Sayılı T.C.K.nın 145. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Suçta kullanılıp 26.2.2006 tarihli tutanakla yediemine teslim edilen iki adet at arabası ile iki adet beygirle çalınan malların değerinin orantılı olup olmadığı tespit edilerek, müsadere kararının işlenen suça nazaran daha ağır ve hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurup doğurmayacağı hususları, karar yerinde gösterilip tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde müsadere kararı verilmesi,
Sanıkların, T.C.K.nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar G. Ö., Ş. G., H. K.ve F. Ö. savunmanının temyiz itirazlarıyla sanık H. K. yönünden tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 10.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy