(5237 S. K. m. 53, 58, 116, 119, 142) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunan sanık R. A. hakkında, 5271 Sayılı C.M.K.nın 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Sanıkların hırsızlık suçuna gündüz vakti eklenti niteliğindeki apartman boşluğuna girmek suretiyle kalkıştıklarının anlaşılması karşısında; 5237 Sayılı T.C.K.nın 116/1, 119/1-c maddeleri uyarınca zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Tekerrüre esas hükümlülükleri bulunan sanık R. A. hakkında 5237 Sayılı T.C.K.nın 58. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Mağdura ait ikametin kapı kilidini levyeyle zorlayarak açmaya çalışan sanıkların eyleminin, 5237 Sayılı T.C.K.nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması,
2) Adli emanetin 2005/3415 sırasında kayıtlı eşya hakkında bir karar verilmemesi,
3) Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, müştereken alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 Sayılı C.M.K.nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
4) Sanıkların, T.C.K.nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
5) Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 Sayılı C.M.K.nun 231. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar İ. Ç. ve R. A. savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle istem gibi BOZULMASINA, 10.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy