(5237 S. K. m. 53, 142, 143)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Adli emanetin 2007/4956 sırasında kayıtlı olup nitelikleri 17.5.2007 tarihli geçici muhafaza altına alma tutanağında belirtilen ve vida sıkmak ve açmak için kullanılan anahtarın aracın kapı kilidine zarar vermeksizin ve anahtar gibi kullanılmak suretiyle kilit açmakta kullanıldığına dair kanıtların nelerden ibaret olduğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan 5237 Sayılı T.C.K.nın 142/1-b maddesi yerine, yazılı şekilde aynı Kanunun 142/2-d maddesiyle uygulama yapılması.
Sanıkların, kesintisiz takip olmaksızın, suça konu aracı çalındığı yerden yaklaşık 300 metre götürüp başka bir cadde üzerindeyken devriye görevini ifa etmekte olan kolluk görevlilerince tesadüfen görülüp yakalandıklarının anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun tamamlandığı gözetilmeden, yazılı şekilde kalkışma hükümlerinin uygulanması,
Adli emanetin 2007/4956 sırasında kayıtlı eşya hakkında bir karar verilmemesi,
Sanıkların, 5237 Sayılı T.C.K.nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması.
Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, müteselsilen alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 Sayılı C.M.K.nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Kabul ve uygulamaya göre,
5237 Sayılı T.C.K.nın 143. maddesinin 35. maddesinden sonra uygulanması suretiyle aynı Kanunun 61/5. maddesine aykırı davranılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar E. Ş. ve A. S. savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 Sayılı C.M.U.K.nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 03.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy