(5237 S. K. m. 148)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Sanık ve şikayetçinin suç tarihinden önce resmi olarak evli iken boşandıkları ve gayri resmi olarak birlikte yaşadıkları, olay günü gündüz vakti sanığın şikayetçiden para istediği, şikayetçinin parasının olmadığını ve annesinden istemesi gerektiğini belirterek, birlikte annesinin evine gittikleri, evin bahçesinde sanığın şikayetçinin annesi tanık M.'ten para istediği, tanığın parasının olmadığını belirtmesi üzerine sanığın şikayetçinin boynundaki altın kolyeyi boğazına sarılarak zorla kopartıp aldığı, yakınanı da iterek yere düşürdüğü, kolyenin alınması sırasında boynuna ve yüzüne tırnak attığı ve söz konusu yaralanmanın 17.12.2004 tarihli adli raporla sabit olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık H. A. savunmanının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan sebeple istem gibi BOZULMASINA, 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı C.M.U.K.nın 326/son maddesinin gözetilmesine, üyeler A. S. E. ve M. S.'nın muhalefetlerine karşın, 04.06.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Yaklaşık bir buçuk yıl önce boşanmalarına karşın, mağdureyle müşterek yaşantılarını sürdüren sanık, suç tarihinde mağdurdan, 20.- TL istemiş, mağdur Parasının olmadığını söyleyince, Annesinden istemesini talep etmiş, birlikte mağdurun annesinin evine gittiklerinde annesi de Param yok deyince, ani bir hareketle boynundaki kolyeyi çekip kopararak almış; bu sırada mağdur boyun kısmında tırnak izleri ve kızarıklık, boyun arkasında zincirin çekilip alınmasından oluşan kızarıklık, sağ yanakta 0.5 cm.lik yüzeysel sıyrık mevcut olacak şekilde yaralanmıştır. Bu kızarıklık ve sıyrıklar, kolyenin sert bir şekilde çekilerek alınması sonucu oluşmuştur. Olayda, yağma suçunda olması gereken cebir ve tehdit unsurları gerçekleşmemiştir. YCGK'nın 3.5.2011 tarih, 2011/6-68-74 Esas ve Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; mağdurun elinde veya üstünde taşıdığı bir eşyanın, mağdurun direnmesine fırsat kalmadan, ani bir hareketle çekilip alınması durumunda, yağma suçunun cebir unsurundan söz edilemez. Bu hususların temel cezanın belirlenmesinde göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Açıklanan sebeplerle sanığın eylemi, 765 Sayılı T.C.K.nın 491/ilk maddesiyle sonradan yürürlüğe giren 5237 Sayılı T.C.K.nın 142/2-b maddesine uymaktadır. Bu durumda da 765 Sayılı T.C.K.sanık lehine olduğundan ve 17.12.2004 olan suç tarihi itibarıyla da aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresi dolduğundan, kararın BOZULMASINA ve davanın düşmesine karar verilmesi görüşündeyiz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy