(5237 S. K. m. 53, 116, 143) (5320 S. K. m. 8)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Mala zarar vermek suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin ferilerine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, TCY.'nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık M.A.'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK.'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY.'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, Sanığın, TCY.'nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, cümlesi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hüküm fıkrasında, hırsızlık suçundan kurulan hükümde, uygulanan temel ceza maddesinin gösterilmemesi;
2- Yakınan S.A.G.'nin olay günü kollukta verdiği anlatımında, komşusunun kendisine sabah 08.00 de haber vermesi üzerine, olaydan haberinin olduğunu, akşam kendisini aramasına karşın ulaşamadığını söylediğini belirttiği ve kolluk tarafından düzenlenen 16.01.2009 günlü olay yeri inceleme raporu içeriğinde suçun gece 03.20 de işlendiğinin belirtilmesine karşın dayanağının gösterilmediğinin anlaşılması karşısında; yakınanın olay günü işyerini kaçta kapattığı ve anlatımında söylediği komşusunun kim olduğu ve bu kişiden de olayı akşam saat kaçta öğrendiği sorulup, suçun işlendiği zaman duraksamaya yer bırakmayacak biçimde saptanmadan, hükmün gerekçesinde, soyut olarak geceleyin işlendiği kabul edilip, hırsızlıktan hükmolunan cezanın TCY.'nın 143/1. maddesiyle artırılıp, işyeri dokunulmazlığını bozma suçunda temel cezanın aynı yasanın 116/2. maddesi yerine 116/2-4. maddesiyle belirlenip, anılan suçlarda fazla cezaya hükmolunması;
3- Sanığın, TCY.'nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasak-lamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık M.A.'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğname gibi BOZULMASINA, 08.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy