(5237 S. K. m. 37, 38, 142)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Sanık Ş. savunmanının temyiz isteminin incelenmesinde;
18.09.2007 günü sanık Ş. savunmanının yüzüne karşı açıklanan hükmü, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 24.12.2007 tarihinde temyiz eden savunmanının temyiz isteminin anılan Yasanın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2- Sanıklar M., S. ve Ö. hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve Yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suça azmettirmeden söz edebilmek için, TCY'nın 38. maddesi gerekçesinde de belirtildiği üzere, belli bir suçu işleme hususunda henüz fikri olmayan bir kişinin başkası tarafından bu suçu işlemeye karar verdirilmesi gerekir. Azmettirenin suçun işlenmesinde doğrudan bir katkısı yoktur. Azmettirenin girişimi ile suç işlenmektedir. Müşterek faillikte ise birlikte suç işleme kararının yanı sıra fiil üzerinde ortak hakimiyet kurulduğu için, her bir suç ortağı "fail" konumundadır. Fiil üzerinde ortak hakimiyetin kurulup kurulmadığının saptanmasında, suç ortaklarının suçun icrasında üstlendikleri rolleri ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulmalıdır. Suç ortaklarının, suçun işlenmesinde yaptıkları katkının, diğerinin fiilini tamamladığı durumlarda da müşterek faillik söz konusu olacaktır.
Somut olayda; sanıkların olay öncesi Diyarbakır ilinde tantanacılık suretiyle hırsızlık yapmaya karar verip, sanık S.'ın bu iradelerini yaşları küçük olduğu için yargılamaları ayrı yürütülen M. A. ve H.'e açıkladığı, yaşları küçük bu suç ortaklarının anlatımına göre sanık S.'ın baskısı sonucu hırsızlık yapmaya kabul ettikleri, sanık Ş.in kullandığı 21 ... 551 plakalı araç ile olay günü yaşları küçük suç ortakları M. A. ve H.'te olduğu halde hep birlikte Şanlıurfa iline geldikleri, sanık Ş.in olay yerine uzak mesafede araçta bekleyip sanıklar S., Ö. ve M. ile yaşı küçük suç ortaklarının bankaların bulunduğu caddeye çıktıkları, sanık S.'ın tespit ettiği ve yaşı küçük suç ortaklarına işaret etmesi üzerine M. A.'nin H.'i dövüyor gibi yapması sonucu H.'in yakınlardan yardım istemesi bahanesi ile bacaklarına sarıldığı M. A.'nin ise yakınanların cebindeki paraları aldıkları daha sonra arkalarında bekleyen sanık S.'a verdikleri, sanıklar M. ve Ö.'ın ise bunların arkalarında perdeleme yaparak eyleme katıldıklarının anlaşılması karşısında; yaşı küçük suç ortakları M. A. ve H. ile birlikte el ve iş birliği içerisinde hırsızlık suçunu işleyen sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi yerine, aynı yasanın 38/2. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar M., S. ve Ö. savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 04.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy