(5237 S. K. m. 141) (1412 S. K. m. 325) (YCGK. 30.11.2010 T. 2010/7-229 E. 2010/240 K.)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Antalya 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 23.10.2002 gün, 2001/471 Esas ve 2002/1411 Karar sayılı kararının, sanık Z. T. savunmanı tarafından temyiz edildiği, Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 27.06.2005 gün ve 2004/13943-2005/9522 sayılı kararıyla lehe olan yasanın değerlendirilmesi için hükmün bozulmasına ve bozmanın 1412 sayılı CMUK'nın 325 inci maddesi gereğince sanıklar A. S. ve S. K.'ye yansıtılmasına karar verilmiştir.
1412 sayılı CMUK'nın 325 inci maddesine göre, sanıklar bozma kararının sonucundan yararlandırılmaktadır. Ancak, temyiz etmişcesine faydalanmanın kabul edilmesi, bu kimsenin bozmadan sonra yeniden verilecek yeni ve son kararı da temyiz edebilmesine olanak tanımamaktadır. Çünkü, sirayet, yasa gereği kabul edilmiş bir haldir. Bu bağlamda sanıklar sadece bozma kararının sonucundan yararlandırılmaktadır. Sanıklar A. S. ve S. K. savunmanının bozmadan sonra yeniden kurulan hükmü temyize yetkileri yoktur.
Ancak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.11.2010 gün ve 2010/7-229 esas, 2010/240 sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği üzere, sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçları özel olarak düzenlendiğinden, 1412 sayılı CMUK'nın 325 inci maddesi hükmünün, lehe yasanın değerlendirilmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; genel yargılamayla uyarlama yargısının koşulları ve sonuçları birbirinden farklı olduğundan, hakkındaki hüküm kesinleşmekle hükümlü konumuna giren sanıklar A. S. ve S. K.'nin lehe yasanın değerlendirilmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda, yargılaması devam eden diğer sanıkla birlikte yargılanmalarının yasal olarak olanaklı olmadığı gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler A. S. ve S. K. savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 02.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy