(5237 S. K. m. 106, 142)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ve savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede; İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre, suçun sanık tarafından işlendiği,
Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği,
Duruşma sonunda oluşan vicdani kanıya göre, suçun işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yağma suçunun oluşması için gerekli olan tehdit ya da cebir eylemi, hırsızlık suçunun işlenmesi sırasında ya da söz konusu suçun tamamlanmasından önce gerçekleştirilmesi gerekir. Hırsızlık suçunun tamamlanmasından sonra gerçekleştirilen bu yöndeki eylemler somut olayın özelliğine göre hırsızlığın yanında başka bir suçu oluşturur.
Dava konusu olaya gelince;
Sanığın, yanında kimlik bilgileri belirlenemeyen iki kadın ile birlikte yakınan B.Y.'a ait serada kullanılan ve temizlik sırasında sera önündeki açık alana adet gereği bırakılan demirleri kamyonete yükledikten sonra olay yerinden ayrıldıkları, tanık H. Y.'ın haber vermesi üzerine yakınanlar B. Y. ve C. Y.'ın hırsızlığı öğrendikleri, yakınan B. Y.'ın suçun işlendiği seraya gittiği ve buradan telefon ettiği oğlu yakınan C. Y.'ın ise yolda karşılaştığı tanık A. Y.'dan suçun işlenmesinde kullanılan aracın 15 dakika kadar önce yanından geçerek gittiği istikameti öğrenip aracı ile arama çalışmasına başladığı, rastladığı sanığın kullandığı aracı durdurup içindeki sanık ve iki kadına demirlerin kendilerine ait olduğunu söylediği, bunun üzerine sanık ve yanındaki iki kadının, ellerindeki bıçak ve keserleri yakınan C. Y.'a doğrultup, 'yanımıza yaklaşma , öldürürüz" dedikten sonra çaldıkları demirlerle kaçtıkları, kesintisiz takip bulunmaması sebebiyle hırsızlık suçunun tamamlandığı ve Mahkemenin hükme dayanak yapılan çoğunluk görüşünün de bu yönde olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eylemlerinin, T.C.K.nun 142/1-e maddesindeki hırsızlık ve aynı Yasanın 106/2-a-b maddesindeki tehdit suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, suç niteliğinin belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması.
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık ve savunmanının temyiz dilekçelerinde, sanık savunmanının ayrıca duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan sebeple istem gibi BOZULMASINA, ilişkin oybirliğiyle verilen karar 25.5.2011 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Aydın Tezcan'ın katıldığı oturumda, sanık savunmanının yokluğunda açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy