(5237 S. K. m. 53, 58, 141, 142)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Sanık İ. G. hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davası hakkında zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi olanaklı görülmüş;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve Yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hırsızlık suçu bir kimsenin, zilyedinin rızası olmadan başkasına ait bir taşınır malı. kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alınmasıdır. Hırsızlığın basit hali 5237 Sayılı T.C.K.nın 141. maddesinde nitelikli halleri ise aynı Kanunun 142. maddesinde düzenlenmiştir.
Hırsızlık suçunun bileşim sistemleri vasıtasıyla işlenebilmesi ise aynı kanunun 142/2-e maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre hırsızlık suçunun işlenmesi sırasında bileşim sistemleri kullanılırsa daha ağır cezaya hükmedilecektir.
Bileşim sistemi, verileri toplayıp yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tabi tutma olanağı veren manyetik sistemler olup, bu verilerin kullanılması suretiyle menfaat temini bilişim sistemini kullanarak işlenen suçları oluşturur. Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenen hırsızlık suçlarında en önde ve öncelikle aranan konu ise kilit yerine geçen güvenlik sağlayan elektronik sistemlerin gene bu yolla giderilerek kaldırılması suretiyle hırsızlık yapılmasıyla sınırlıdır.
Sisteme giriş için güvenlik kodu (şifre) veri olarak nitelenmektedir. Veri elde etmede failin işlem yapmasını sağlar. Anılan yol ve yöntemler aracılığıyla yapılan işlemle hak edilmeyen para ve/veya para hükmünde mağdurun aktifinde eksilmeye neden olan tüm eylemler bu niteliktedir.
Somut olaya gelince; olay günü gündüz saatlerinde otomobil tamircisi olan mağdurun işyerine aracını tamir ettirmek için gelen sanığın, mağdurun tamir işi ile uğraşmasından faydalanıp ona fark ettirmeden, masa üstünde duran yakınana ait cep telefonundan güvenlik kodu ( şifre ) kullanmaksızın kendi kullandığı cep telefonu operatörü firma aracılığıyla mesaj yolu ile 25 kontörü kendi kullandığı telefon hattına transferini sağlayıp onaylanması şeklinde gerçekleşen hırsızlık eyleminin, 5237 Sayılı T.C.K.nın 142/2-e maddesinde tanımlanan bilişim yoluyla hırsızlık suçunu oluşturmadığı aynı Kanunun 142/1-b maddesi kapsamında kaldığı düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 Sayılı T.C.K.nın 53/1. maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yazılı "kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri" açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Tekerrüre esas alınan Bigadiç Sulh Ceza Mahkemesi'nin 1.10.2005 gün ve 2004/158 esas, 2005/57 karar sayılı 2 ay 12 gün hapis cezasından ibaret mahkumiyet hükmünün, suç tarihinden sonra 17.11.2005 tarihinde kesinleştiği ve bu sebeple tekerrüre esas oluşturmayacağı gözetilmeden hakkında 5237 Sayılı Kanunun 58. maddesiyle uygulama yapılması.
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık M. G.'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 26.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy