(2709 S. K. m. 40) (5271 S. K. m. 34, 40, 231, 232) (5237 S. K. m. 53, 116, 141, 142, 143) (YCGK. 29.05.2007 T. 2007/7-114 E. 2007/113 K.) (YCGK. 01.05.2007 T. 2007/1-93 E. 2007/104 K.) (YCGK. 20.02.2007 T. 2007/5-46 E. 2007/39 K.) (YCGK. 23.12.2008 T. 2008/6-258 E. 2008/240 K.)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Mahkemece, 22.10.2010 tarihli kararda, hükme karşı başvurulacak yasa yolunun başvuru yönteminin açıkça belirtilmediği, Ceza Genel Kurulunun 29.05.2007 gün ve 114/113; 01.05.2007 gün ve 93/104; 20.02.2007 gün ve 46/39; 23.12.2008 gün ve 258/240 sayılı ve benzer kararlarında da ayrıntıları açıklandığı üzere, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2ve 232/6. maddelerine göre; Hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunludur. Bunlardan birisinin veya birkaçının kararda gösterilmemiş olması ya da yanlış gösterilmesi; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı CYY'nın 34/2, 40/2, 231/2, 232/6. maddelerine açıkça aykırılık oluşturacağından ve yapılan tebliği geçersiz kılacağından, sanığa yapılan 03.11.2009 tarihli tebligat yukarıda belirtilen nedenle usulsüz olduğundan, sanığın temyiz istemi süresinde kabul edilerek ve 29.12.2009 günlü red kararı kaldırılarak yapılan incelemede:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, diğer temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın yakınana ait eve, girişe göre sağda bulunan pencereyi kırıp bu pencerenin sahanlığında bulunan anahtarları alıp, bu anahtarlarla kapıyı açarak içeriye girdiğinin anlaşılması karşısında; eylemin 142/1-b yollamasıyla aynı maddenin 2. fıkrasının (d) bendine uyan suçu oluşturduğunun gözetilmeden yazılı biçimde uygulama yapılması,
2- Eylemin gece sayılan zaman diliminde işlendiğine ilişkin kanıtlar karar yerinde açıklanıp tartışılmadan hırsızlık suçunda 143/1, konut dokunulmazlığını bozma suçundan 116/4. Maddelerinin sanık hakkında uygulanması,
3- Denetime olanak sağlanması bakımından tekerrüre esas alınan hükümlülüğün karar yerinde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- 5237 sayılı Yasanın 53/1-c. maddesinde belirtilen haklardan, aynı maddenin 2. ve 3. fıkraları göz ardı edilerek, koşullu salıverilmesine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık M. T.'ın temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine 11.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy