(765 S. K. m. 59, 80, 81, 492, 493, 522) (5237 S. K. m. 43, 62, 142, 143, 145) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 253, 254) (YHGK. 11.07.2006 T. 2006/5-182 E. 2006/182 K.) (YHGK. 27.12.2005 T. 2005/3-162 E. 2005/173 K.)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2010 tarihli kenar yazısıyla Dairemize gönderilerek başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında; sonraki yasayla suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiriyle artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir.
Somut olayın incelenmesine gelince:
Eskipazar Asliye Ceza Mahkemesinin Dairemizce onanarak kesinleşen 16.05.2002 gün ve 2002/5-26 sayılı kararıyla; 765 sayılı TCK'nun 493/son, 80, 59/2, 81/2-3, 492/son, 59/2, 81/2 nci maddeleri gereğince 8 yıl 12 ay 26 gün ve 4 yıl 10 ay 10 gün hapis cezalarıyla hükümlendirildiği; hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın uyarlanması istendiğinde; aynı Yasanın 142/1-b, 43, 145, 62/1; 142/1-b, 143/1, 145, 62 nci maddelerine göre 8 ay 10 gün ve 7 ay 23 gün hapis cezalarına dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildiği anlaşılmışsa da;
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3 üncü maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki Kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunun yanı sıra geceleyin konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi,
2- Yakınan M. A.'a karşı eylemde 5237 sayılı TCY'nın 143/1 inci maddesinin uygulanmaması,
3- 5237 sayılı TCY.nın 145 inci maddesindeki malın değerinin azlığı kavramının, 765 sayılı TCY'nın 522 nci maddesindeki hafif veya pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, değerin azlığının 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacıyla suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek sanığın cezasından indirim yapılması,
4- Eylem nedeniyle verilecek temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, hırsızlık suçunun gece sayılan zaman diliminde işlenmesi yönünden artırım oranının takdiri, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarında 5271 sayılı CMK'nın 253-254 üncü maddelerindeki uzlaşma hükümlerinin uygulanması için duruşma açılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü R. G. savunmanının temyiz itirazıyla tebliğname içeriği bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, ek kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, maddi ceza hukukuyla ilgili uygulamalarda Yasanın yanlış yorumlanması ve kabulle infaz aşamasındaki lehe uyarlamaların sanık lehine kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 30.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy