(5271 S. K. m. 231, 326) (5490 S. K. m. 11) (5237 S. K. m. 53)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Sanıklar hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, tekrar suç işlemeyecekleri yönünde olumlu kanaat gelmediğinden uygulanmamasına karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 5271 Sayılı C.M.K.nun 231/6-b. maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğunun anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükümlerin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargılama aşamasında nüfusa kayıtlı olmadığı anlaşılan sanık Z.S.'in dosya kapsamındaki beyanları, duruşma tutanakları, sanığın getirtilen önceki hükümlülüklerine dair ilamları ve getirtilen belgelerdeki kimlik bilgileriyle Uyap'tan alınan nüfus kayıt örneğiyle adli sicil kaydındaki kimlik bilgilerinin birbirinden farklı olduğu anlaşıldığından, kimlik bilgileri arasındaki bu çelişkinin giderilerek sanığın gerçek kimlik bilgilerinin saptanmasının gerekmesi,
Nüfusa kayıtlı olmadığı anlaşılan sanık Y. Ç.'in, 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 11. vd. maddeleri uyarınca, nüfusa tescil işleminin yaptırılması ve doğum kaydının getirtilmesi gerektiği düşünülmeden, yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanıkların. 5237 Sayılı T.C.K.nın 53/1. maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezaların infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, eşit alınmasına karar suretiyle 5271 Sayılı C.M.K.nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Y.Ç. ve Z.S. savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 04.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy