(5237 S. K. m. 53, 58, 142, 143)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Mala zarar verme suçundan zamanaşımına kadar işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Adli sicil kaydına göre mükerrir olan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz sisteminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yakınanın, evinin olduğu apartmanın dışına, başka bir yere sabitlemeden direksiyon kilidiyle kilitleyerek bıraktığı motorsikletinin düz kontak yapılmak suretiyle çalınmasında; mahallinde keşif yapılarak, motorsikletin bulunduğu yerin yakınanın konutunun eklentisinden gerçekleşmesi halinde, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b; konuttan ve eklentiden bağımsız ayrı bir yerden çalınması halinde ise aynı Yasanın 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanığın, hırsızlık suçunu kabul etmemesi ve yakınanın sabah 10:00 sıralarında hırsızlık yapıldığını anladığını söylemesi karşısında; eylemin gece vakti gerçekleştirildiğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip, tartışılmadan hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143/1. maddesiyle uygulama yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin a, b, c, d, e bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık (H.A.A.) savunmanının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'nın 326/ son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 20.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy