(5237 S. K. m. 53, 141, 168)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: 19.02.2009 günlü hükmün sonunda yer alan yasa yoluyla ilgili bölümde; yasa yoluna başvuru süresine ilişkin açıklamanın yasaya uygun olmadığı ve bu biçimdeki bir kararın tebliğinin, geçerli bir tebliğe bağlanan sonuçları doğurup, sürenin başlamasını sağlamayacağı ve 05.03.2010 günlü temyiz isteminin süresinde olduğunun anlaşılması karşısında; Mahkemenin 09.03.2010 gün ve 2008/216 - 2009/36 sayılı temyiz talebinin reddine ilişkin kararı kaldırılarak, 19.02.2009 günlü hükme yönelik olarak yapılan incelemede;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
1- Sanık ile temyize gelmeyen suç arkadaşının suçtan sonra yakalanınca, çalıp sakladıkları eşyaların yerini göstermek suretiyle iadesini sağlamaları nedeniyle hakkında TCY'nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi;
2- Sanığın, TCY'nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğname gibi BOZULMASINA, 16.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy