(5237 S. K. m. 31, 141) (5275 S. K. m. 99) (5271 S. K. m. 232)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Hükmün başına sanığın tutuklu olup olmadığı yazılmayarak, 5271 Sayılı C.M.K.nun 232/2-d maddesine aykırı davranılması,
2) Düzenlenen iddianamede sanık hakkında T.C.K.nun 31/2. maddesinin uygulanmasının talep edildiğinin anlaşılması karşısında; aynı yasanın 31/3. maddesinin uygulanması ihtimaline binaen sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, yazılı biçimde karar verilerek, savunma hakkının kısıtlanması,
3) 5237 Sayılı T.C.K.nda cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 5275 Sayılı Kanunun 99. maddesinde de kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasını öngördüğü gözetilmeden, hükmolunan cezaların ayrı ayrı yerine getirilmesi yerine, toplanmalarına denilmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy