(5252 S. K. m. 9) (5237 S. K. m. 53, 62, 149) (765 S. K. m. 59, 81, 495)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Hırsızlık suçundan 15.11.2003 tarihinde tutuklanıp, duruşmaları takip ödevi yüklenerek 400 YTL (Dörtyüz milyon) teminat karşılığında kefaletle 26.12.2003 tarihinde tahliyesine karar verilen sanığın duruşmaları mazeret göstermeden takip etmediği, teminatın yanması yönünde bir karar alınmadan, suç vasfındaki değişmeden bahisle verilen görevsizlik kararı üzerine Beyoğlu 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut hale göre sanığın sorgu için arandığı ve çıkardığı davetiyenin de yanıtsız kaldığı, hal böyle olunca adı geçen sanık hakkında 12.6.2008 günü yakalama kararı çıkarılıp, 14.12.2009 tarihinde sanık M. B.'nin tutuklanmasına karar verildiği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Somut olay ile ilgili yürütülen yargılama faaliyetinin bir evresinde infazı şarta bağlı geri bırakılan tutuklamaya bilahare yeniden yer verilmesi önceki halin bir şekilde devamı niteliğinde olup sanığın yürütülen yargılamadan kaçması nedeniyle, teminatın hazineye irat kaydına karar verilmekle yetinilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5252 Sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından dosya içeriğine göre sanığın eylemine uyan, 765 Sayılı T.C.K.un 495/1, 59, 81/2-3. maddeleriyle, 5237 Sayılı T.C.K.nın 149/1-c-e, 62, 53. maddeleri uyarınca, uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık M. B. savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeple istem gibi bozulmasına, 11.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy