(5237 S. K. m. 149)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay C. Başsavcılığının 22.8.2011 tarihli kenar yazısıyla Dairemize gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Oluş ve kabule göre sanığın olay gecesi saat 24.00'ten sonra yakınana ait eve yüzü maskeyle kapalı vaziyette girerek tabanca ve bıçak tehdidiyle yakınandan 5 adet çeyrek altını yağmaladığı, suç ve hüküm tarihi itibariyle yürürlükte olan 765 Sayılı T.C.K. hükümleri uyarınca sanığın yağma ve konut dokunulmazlığını bozmak suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın Dairemiz onamasından geçerek kesinleştiği, infaz sırasında 5237 Sayılı T.C.K.nun yürürlüğe girmesiyle uyarlama yargılaması yapıldığı ancak 5237 Sayılı T.C.K. hükümleri uyarınca uyarlama yapılırken yağma suçunun konutta işlendiği gözönüne alınarak diğer bentlerin yanına 5237 Sayılı T.C.K.nun 149/1-d bendi ile de uygulama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi,
2- 5237 Sayılı T.C.K. uygulamasında yağma suçunun konutta işlenmesi halinde bunun yağma suçunun ağırlaştırıcı nedenlerinden birisi olarak öngörüldüğü ve konut dokunulmazlığını bozmak suçundan ayrıca ceza verilemeyeceği düşünülmeden yazılı şekilde konut dokunulmazlığını bozmak suçu yönünden verilen önceki hüküm lehe olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında sanık lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 03.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy