(5271 S. K. m. 150) (765 S. K. m. 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükümlü H. A. hakkındaki kesinleşmiş 03.12.1982 günlü hükmün, 5237 sayılı Yasa hükümlerine göre verilen 15.07.2005 tarihli uyarlama kararının Dairemizce yasa yararına bozma istemi üzerine incelenip 26.09.2005 tarihinde bozulmasından Mahkemece duruşma açılıp, baroca 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi uyarınca hükümlüye savunman olarak atanan ve duruşmaya katılan Av. Ş. İ.'nin huzurunda verilen 15.07.2005 günlü uyarlama kararının adı geçen savunman tarafından temyiz edilmediği gibi, kendisine savunman atandığından haberdar olmayan hükümlü H. A.'a da 15.07.2005 tarihli ek kararın tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında: hükümlünün 05.09.2008 tarihli dilekçe kapsamına göre; bu tarih öğrenme ve temyiz tarihi kabul edilerek yapılan incelemede:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.04.2007 gün ve 2007/1-32 esas- 2007/97 karar sayılı hükmünde de belirtildiği üzere; 5252 sayılı Yasanın 9/3 üncü maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, ancak bu karşılaştırmada hükmün kurulması aşamasında uygulanması gereken normlarla, hükmün infazına ilişkin normların birlikte değil ayrı ayrı değerlendirmeye tabi tutulması gerekeceği, içtimaaya konu cezaların, içtima sonunda belirlenen toplam cezadan ayrı olarak varlıklarını koruyup hüküm doğuracakları 765 sayılı TCK'nın 68 ila 77 nci maddelerinde yazılı içtima hükümlerinin yasal tipe uygun ihlalin karşılığı olan ceza normları olmayıp, cezaların toplanması, çevrilmesi ve sınırlandırılmasına ilişkin infazı ilgilendiren kurallar olduğu ve kazanılmış hak oluşturmayacağı, sonradan yürürlüğe giren ve lehe hükümler içermesi nedeniyle uygulanması gereken yasanın tatbikinde infaza ve bu kapsamdaki içtimaaya ilişkin hükümlerin gözetilmesiyle sonraki yasanın lehe olduğunun reddinin ve önceki yasanın lehe kabulünün olanaklı sayılmasının mümkün olmadığının anlaşılması karşısında; lehe yasanın belirlenmesinde 765 sayılı Yasa kapsamındaki içtimalı cezaların değil her suç yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılarak, her biri için tayin edilen cezaların dikkate alınarak lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, Hükümlü H. A.'ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 18.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy