(5271 S. K. m. 160, 309)
Dava: Zorla senet imzalatmak suçundan şüpheli O. G. hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 20.04.2011 tarihli ve 2011/2865 soruşturma, 2011/1627 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, Bartın Ağır Ceza Mahkemesince verilen 27.05.2011 tarihli ve 2011/996 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 11.08.2011 gün ve 2011/10271/42592 s. kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2011 gün ve KYB/2011/270871 sayılı ihbar yazısıyla infaz dosyası 17.10.2011 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Karar: Anılan Yazıda;
(Dosya kapsamına göre, şikâyetçi Ş. T.'ya şüpheli O. G. tarafından zorla senet imzalatıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma sonucu şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair kovuşturmayı gerektirir herhangi bir delil elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür. şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14.11.2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, şikâyetçi tarafından ibraz edilen, alacaklı G
Ticaret vekili tarafından gönderilen, 05.10.2009 tarihli ihtarname de anapara borcu 110,00 Türk lirası, gecikme faizi 204,89 Türk lirası olmak üzere toplam 314,89 Türk lirası borç miktarı gösterilmesi hususu dikkate alındığında, şüpheli ve şikâyetçi tarafça başka bir alacak iddiası da bulunmadığından, hayatın olağan akışına aykırı olarak 314,89 Türk lirası borcun 18 ayda 3.000 Türk lirası olamayacağından, bahse konu senet örneklerinin dosya arası edilerek, şüpheliye ait ticari defterler üzerinde taraflar arasında başka borç ilişkisi olup olmadığı hususunda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak, rapor aldırılması gerekirken, müştekinin yaptığı şikâyet üzerine hiçbir araştırma yapılmadığı, ortada 5271 s. Kanun'a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun'un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK'nun 309 uncu maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) dairemizden istenilmiştir.
Sonuç: Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulüyle yağma suçundan sanık hakkındaki Bartın Ağır Ceza Mahkemesince verilen 27.05.2011 tarih ve 2011/996 değişik sayılı kararın 5271 sayılı CMK.nun 309/4-a. maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy