(5237 S. K. m. 51, 148) (5395 S. K. m. 23) (765 S. K. m. 102, 104, 482) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 22.09.2011 tarihli görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: I- Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCY.nın 482/3. maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 10.03.2005 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık E. G. savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II- Sanık hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hapis cezasının ertelenmesi, sanığın kişiliğine uydurulmasını öngören bir kurum olup talep halinde veya resen ele alınıp olumlu veya olumsuz bir karar verilirken gerekçe gösterilmesi zorunludur.
Sanığın kişiliği, sair halleri dahilince sanığın sabıkasının bulunup bulunmadığı, medeni hali, işi, muhitindeki durumu, duruşmadaki tutum ve davranışları mahkemeye karşı tavrı,
Bunların olup olmadıkları mahkemece belirlenip bir yargıya varılıp,
Suçun işlenmesindeki özellikler ise; sanığı suç işlemeye iten sebep ve sair, kast ve yoğunluk suç işlenmesinden sonraki davranışlar gözetilip, 51. maddelerindeki hapis cezasının ertelenmesinde suçlunun yargılama süresinde gösterdiği pişmanlığı gözetilir. Maddede pişmanlık şartı getirilmiş, gerekçede pişmanlıktan söz edilmemiştir. Bu koşul suçu kabul etme ve işlendiğinden dolayı pişman olduğu belirtme şeklinde ele alınmamalıdır. Sanığın duruşmadaki davranışları, mağdura yönelik hareketleri, zararı karşılaması, yardım etmesi gibi olay sonrası ve yargılama sürecindeki tutumu gözetilerek pişmanlık duyup duymadığı saptanmalıdır. TCK.nun 51. maddesinde cezanın ertelenmesi için pişmanlık yanı sıra bir daha suç işlemeyeceği yönünde yargıç üzerinde olumlu etki halinde cezanın ertelemesi olumsuz etki halinde de bunun gerekçesinin gösterilmesi gerektiği, cezanın şahsilendirilmesi, 5237 sayılı TCK.nun 51. maddelerinde öngörülen normlar olup,
Suç tarihi itibarı ile olayda uygulanma imkanı bulunan 15.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesi ise doğurduğu sonuçlar itibariyle karma özelliğe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurallarını getirmiştir.
Bu kurallar;
1) Yargılama sonunda hükmolunan ceza 3 yıla kadar hapis veya adli para cezası ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
2) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması için daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı mahkûm olmamış bulunması, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat gelmiş olması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları itibariyle bir cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, ancak bu koşul, çocuğun ailesinin veya kendisinin ekonomik durumunun elverişli olmaması halinde aranmayabilir.
Hal böyle olunca;
Daha önceden herhangi bir suç kaydı bulunmayan, kovuşturma aşamasında üzerine atılı suçu kabul eden, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir hareketi de bulunmayan ve "Sabıkasız oluşu, eylemli olarak pişmanlık kabul edilen hali ve tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaat oluştuğu" gözetilerek hürriyeti bağlayıcı cezasının 5237 sayılı TCK'nun 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilen sanık hakkında, "Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının kasıtlı bir suç işlemesine engel olacağına dair yargılama hukuku açısından kanaat oluşmaması" gerekçe gösterilerek sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle gerekçeler arasında çelişkiye düşülmesi ile anılan maddenin uygulanmamasına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık E. G. savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 16.05.2014 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy