(5237 S. K. m. 168) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77) (YCGK. 17.04.2007 T. 2007/1-32 E. 2007/97 K.)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.2.2011 tarihli kenar yazısı ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) M. Y.'ın 27.11.2006 tarihli dilekçesinde yakınanlardan bir kısmının yargı aşamasında mağduriyetlerinin giderilmiş olup, diğer yakınanlarında tüm masraflarını karşılayıp özür dilediğini açıklaması karşısında, bu durum araştırılıp, sonucuna göre hükümlüler hakkında 5237 Sayılı T.C.K.nın 168/3. maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirilmemesi,
2) Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.4.2007 gün ve 2007/1-32 esas- 2007/97 karar sayılı hükmünde de belirtildiği üzere; 5252 Sayılı Kanunun 9/3 maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, ancak bu karşılaştırmada hükmün kurulması aşamasında uygulanması gereken normlarla, hükmün infazına ilişkin normların birlikte değil ayrı ayrı değerlendirmeye tabi tutulması gerekeceği, içtimaa konu cezaların, içtima sonunda belirlenen toplam cezadan ayrı olarak varlıklarını koruyup hüküm doğuracakları 765 Sayılı T.C.K.nun 68 ila 77. maddelerinde yazılı içtima hükümlerinin yasal tipe uygun ihlalin karşılığı olan ceza normları olmayıp, cezaların toplanması, çevrilmesi ve sınırlandırılmasına ilişkin infazı ilgilendiren kurallar olduğu ve kazanılmış hak oluşturmayacağı, sonradan yürürlüğe giren ve lehe hükümler içermesi sebebiyle uygulanması gereken yasanın tatbikinde infaza ve bu kapsamdaki içtimaa ilişkin hükümlerin gözetilmesiyle sonraki yasanın lehe olduğunun reddinin ve önceki yasanın lehe kabulünün olanaklı sayılmasının mümkün olmadığının anlaşılması karşısında; hükümlüler K. Ş. ve M. Y. bakımından lehe yasanın belirlenmesinde 765 Sayılı Kanun kapsamındaki içtimalı cezaların değil her suç yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılarak, her biri için tayin edilen cezaların dikkate alınarak lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler M. Y. ve K. Ş. ile savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy