(5237 S. K. m. 61, 149, 168) (5271 S. K. m. 218)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Yağma suçunun 5237 sayılı TCK'nın 149. maddesinin 1.fıkrasının hem (a) ve hem de (c) bentlerine aykırı biçimde, birden fazla kişi ve silahla işlendiği, bu nedenle aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken bunların değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimler kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) 26.02.2010 tarihli yakalama ve teslim tesellüm tutanağına göre; sanıkların suç tarihinden iki gün sonra yakalandıklarında mağdur F. B.'e ait telefonu sattıkları yeri göstererek, telefonun iadesini sağladıklarına göre, haklarında 5237 sayılı TCK.nun 168/3.maddesinin 1.cümlesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Mağdur B. B.'ın, hüküm duruşmasında zararının giderilmediğini beyan etmesine rağmen, hükümden sonra 13.5.2010 tarihli dilekçesi ile, suç tarihinden iki gün sonra sanıklardan M. A.'un babası ve ailesi yanına gelerek özür dilediklerini ve telefonun karşılığı olarak 150.TL para verdiklerini belirtmesi karşısında, beyanları arasındaki çelişki kendisine açıklattırılarak, varsa bu konuda toplanacak delillerden sonra 5237 sayılı TCK'nun 168/3. maddesinin uygulanıp, uygulanmaması konusunda bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
3) Sanıklardan M. A.'un babası S. A.'un; 27.04.2010 tarihli dilekçe de oğlunun 26.01.1993 doğumlu, sanık M. A. savunmanının ise, temyiz dilekçesinde, sanığın gerçek doğum tarihinin 11.02.1991 olmayıp, 20.01.1993 olduğunu iddia etmeleri ve bu konuda Adana Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtıklarını beyan etmeleri karşısında, gerekli araştırmanın yapılarak, açılmış dava varsa araştırılarak 5271 sayılı CMK.nun 218/1. maddesi uyarınca işlem yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar H. A., G. Y. ve savunmanları ile sanıklar R. B. ve M. A. savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğname gibi BOZULMASINA, 28.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy