(5237 S. K. m. 43, 53, 62, 109, 149, 168) (765 S. K. m. 31, 33, 59, 80, 81, 193, 497, 522)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2011 tarihli kenar yazısıyla Dairemize gönderilerek başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükümlü M. Ö.'ün, hakkında ki hüküm kesinleşmiş arkadaşıyla birlikte, yüzünde maske ve elinde bıçak olduğu halde geceleyin evine girdikleri evli olan yakınanlar M. K. ve Z. K.'ın para ve ziynet eşyalarını tehditle alıp, yakınanları iple bağlayarak konutu terk ettikleri, hükümlünün soruşturma aşamasında yakınan Z. K.'dan yağmaladığı ziynet eşyalarından bir kısmı olan iki adet bileziği kolluğa iade ettiğinin anlaşılması karşısında,
1- Hükümlünün eyleminin, yağma suçunun yanı sıra 5237 sayılı TCK'nın 109/2, 109/3-a-b maddelerinde tanımlanan kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçunu da oluşturduğu ve bu suç yönünden de bir değerlendirme yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Yakınana kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, sonucuna göre yakınan Z. K.'a yönelik yağma suçu yönünden 5237 sayılı TCK'nın 168/3-4 üncü madde ve fıkralarında tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Hükümlünün eylemlerine uyan 765 sayılı TCK'nın 497/2, 522 (pek fahiş) 80, 59/2, 81/2-3, 31, 33; 193/2, 59/2, 81/2-3, maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 43/3 üncü maddesi uyarınca yağma suçu yönünden zincirleme suç hükümleri uygulanamayacağı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden yakınan sayısınca suç oluşacağı gözetilerek aynı Yasa'nın yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu hükümlerinin ikişer kez uygulanması zorunluluğuyla 5237 sayılı TCK'nın 149/1-a-b-c-d-h, (yakınan Z. K.'a yönelik yağma suçu yönünden uygulama koşulları varsa 168/3-4.) 62/1, 53; 109/2, 109/3-a-b, 62/1, 53 üncü maddelerinde öngörülen cezaların türleri, alt ve üst sınırlarıyla değerlendirilip sonucuna göre lehe yasanın saptanması gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde uygulama yapılması,
4- Hükümlünün, TCY'nın 53 üncü maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1 inci fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3 üncü fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen hükümlü hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü M. Ö. ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 07.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy