(5237 S. K. m. 7, 53, 116, 119, 141, 142, 145) (765 S. K. m. 493, 522)
Dava ve Karar: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22/06/2012 tarihli kenar yazısı ile daireye gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın adli sicil kaydında görünen ve onaylı bir örneği dosya içerisinde bulunan Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17.06.1997 gün 1996/1858 Esas ve 1997/699 Karar sayılı kararına konu 9 yıl 17 ay hapis cezasından ibaret hükümlülüğünün infazına başlanmış ise de 4616 Sayılı Yasaya göre sanığın 24.12.2000 tarihinde şartla tahliye olduğu bihakkın tahliye tarihinin ise 17.04.2013 olduğu 765 sayılı TCK'ya göre tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki suçun bihakkın tahliye tarihinin dolmuş olması gerektiği, sanığın adli sicil kaydında yer alan cezaların suç tarihinde henüz infaz edilmediğinin anlaşılması karşısında, lehe yasa değerlendirilmesi yapılırken, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında 765 Sayılı TCK'nun 522. maddesinin uygulanmayacağının belirtilmesi;
2- 5237 sayılı TCK'nun 145. maddesindeki malın değerinin azlığı kavramının, 765 sayılı TCK'nun 522. maddesindeki hafif veya pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, değerin azlığının 5237 Sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,
3- 5237 sayılı TCK'nun 7/2 ve 5252 Sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY'nın 493/1, 522 (pek hafif) maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; geceleyin yakınanın evine dışanda açık kimliği belirlenemeyen Kamil isimli bir arkadaşı gözcülük yaparken giren sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b, 143. maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı yasanın 116/1-4, 119/1-c maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu, buna göre 765 sayılı TCY ile 5237 sayılı TCY'nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Uygulamaya göre de; sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının kanuni sonucu olarak TCK'nun 53/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık T. savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına 28.02.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy