(5271 S. K. m. 231, 253, 254) (765 S. K. m. 55, 59, 493, 522) (5237 S. K. m. 7, 31, 62, 116, 119, 142) (5252 S. K. m. 9)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın, olay tarihinde hakkındaki hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşen E. B.'le birlikte Kuşköy Köyü Mobil İlköğretim Okulu'nun pencere camını kırarak içeriye girdikten sonra müdür odasının kapı kilidini kırıp burada bulunan okula ait anahtarları alarak açtıkları dolaptan ve okulun diğer kısımlarından bir kısım eşyaları çalmaları şeklinde gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı TCY'nin 142/2-d, 31/3, 116/2, 31/3, 152/1-a, 31/3, 66/1-d, 66/2, 67/4 ve 765 sayılı TCY'nin 493/1-2-son, 102/3 ve 104/2 nci maddelerinde öngörülen (15) yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunduğu anlaşılmakla tebliğnamede yer alan kamu davasının düşmesi yönündeki düşünce benimsenmemiş,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, uyulan bozmaya, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3 üncü maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca uygulanan yasa maddeleri ve ceza sürelerinin denetime olanak sağlanması bakımından karar yerinde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanıklardan E. B.'in çalınan eşyaların bir kısmını köy bekçisinin kapısına bıraktığı ve soruşturma aşamasında bu eşyaların iadesinin sağlandığının anlaşılması karşısında kısmi iade nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yakınanın rıza gösterip göstermediği sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCY'nin 168/1-4 üncü maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY'nin 493/1-2-son, 522, 55/3, 59, CMUK 326/son maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nin aynı suça uyan 142/2-d, (yakınanın kısmi iadeye onay vermesi halinde 168/1-4), 31/3, 62, 116/2-4, 119/1-c, 31/3, 62, 152/1-a, 31/3, 62, CMUK 326/son maddelerinde öngörülen cezaların alt ve üst sınırları değerlendirilip, sonucuna göre 5237 sayılı Yasanın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 üncü maddeleri ışığında, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları bakımından 5271 sayılı CMK'nın 253-254 üncü maddelerindeki uzlaşma hükümleri de gözetilerek uygulamaya göre sanık yararına Yasa hükümlerinin belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
4- Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 s. Kanunun Geçici madde 1/1 inci fıkrası yollamasıyla aynı kanunun 562 nci maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nun 231/5-14 üncü madde ve fıkralarının uygulama olanağının karar yerinde tartışılmasız bırakılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık C. Ç. savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy