(5237 S. K. m. 106, 110, 149, 220)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yakınan M. B., oğlu A.B.'ın örgüt üyesi sanık Ö. Ö. tarafından Bursa'dan zorla Erzincan'a getirdiğini iddia etmiş olmasına göre, sanık E. A.'un söz konusu eylem nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun 220/5 maddesi delaletiyle adı geçen sanık hakkında anılan yakınana yönelik eylemleri nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak suçundan dava açılmadığının anlaşılması karşısında, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığınca işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
I- Sanık hakkında yağmaya kalkışma, tehdit, suç örgütü kurma ve yönetme, yaralama, 6136 sayılı yasaya muhalefet, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde,
Sanığın yakınan Ç. G.'e yönelik yağmaya kalkışma suçunun 5237 sayılı TCY. nın 149. maddesinin 1. fıkrasının (c)-(f) bentlerine aykırı biçimde birden çok kişi tarafından, var olan suç örgütünün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanılarak işlendiği halde uygulama sırasında (c) bendinin gösterilmemesi gösterilen teşdit gerekçesi karşısında, örgüt üyesi sanıklar G. D., Ü. K. ve E. A.'ın sanık E. A.'un talimatları doğrultusunda yakınan E. Ç.'ı Erzincan ilinden araçla zorla Sivas ili istikametine doğru götürdükleri sırada yakınanın gözlerini bağladıkları, sanık E. A.'un yolda jandarma kontrolü olduğu yönündeki cep telefonu konuşması ardından sanıkların yakınanı tekrar Erzincan iline bıraktıklarının anlaşılması karşısında sanık hakkında bu suç için kurulan hükümde uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı TCK'nın 110/1. maddesi ile cezadan indirim yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanık E. A. savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğname gibi ONANMASINA,
II- Sanık hakkında yakınan Barbaros Polat'a karşı tehdit suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesine gelince;
Yakınanın 2004 yılının 11. ayında işten çıkarılması nedeniyle ekonomik olarak zor durumu düşmesi neticesi, örgüt üyesi sanık Ö. Ö.'den faiz karşılığı borç para aldığı borcun vadesi geldiğinde sanık Ö. Ö.'in yakınanı çağırdığı ve Ben senin borcunu birkaç ay daha idare ederim ancak borcuna her ay yüzde otuz beş faiz eklerim dediği, bunun üzerine sanık ile yakınan arasında tekrar Temmuz 2005 tarihinde senet imzalandığı, örgüt üyesi sanık Ö. Ö.'in sık sık telefonla yakınanı arayarak borcunu ödemesi için tehdit ettiği ve eğer ödemez isen E. A. ve Ulalar Beldesinde bulunan arkadaşlarının kaçıracağını ve sonunun kötü olacağını söylediği, örgüt üyesi sanık Ö. Ö.'in girişimlerinin neticesiz kalması üzerine 2005 yılı Ekim ayında sanık E. A.'un devreye girerek yakınanı aradığı, örgüt üyesi sanık Ö.'e olan borcunu hemen ödemesini söylediği akabinde yakınanı terminalde yakalayan sanık E. A.'un Ben Ö.'e benzemem bir daha gelirsem mutlaka öldürmeye gelirim diyerek tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında sanığın eyleminin bir bütün halinde yağmaya kalkışma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kanıtların takdiri ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık E. A. savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK. nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 21.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy