(5252 S. K. m. 9) (5237 S. K. m. 7, 116, 141, 142, 143, 151) (765 S. K. m. 493) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.04.2007-19.01.2012 tarihli tebliğnameleri ve 18.01.2012 tarihli kenar yazısıyla Dairemize gönderilerek başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK.nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 üncü maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142 nci maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY'nın 493/2 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK.nın 142/2-d, 143 üncü maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/1-4, 151/1 inci maddelerine uyan geceleyin konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, bu suçlar yönünden CMK'nın 253 ve 254 üncü maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCY ile 5237 sayılı TCY'nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık S. Ü. ve savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy