(5275 S. K. m. 108) (5237 S. K. m. 53, 168)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2010 ve 19.03.2013 tarihli tebliğnameleriyle Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08.03.2007 gün 2005/20 esas 2007/127 karar sayılı kararının sanığın ve savunmanının yokluğunda verilerek, 29.03.2007 tarihinde gerekçeli kararın savunmana tebliğ edildiği, yasal süresi içinde savunman Av. İ. G. K.'nın temyizi üzerine Dairemizin 14.01.2013 gün 2010/2444 esas 2013/68 karar sayılı ilamı ile sanığın mahkemenin istemi üzerine atanan savunmandan haberdar olmadığı, sanığa anılan kararın başvurabileceği yasa yolu, türü, süresi, mercii, sürenin ne zaman başlayacağı ve nerelere ne biçimde müracaat edilebileceği de ilişkin açıklama yazılmak suretiyle tebliğiyle bilgisi dışında atanan savunmanın temyizini kabul edip etmediği sorularak süresi içerisinde temyiz isteminde bulunabileceği, bulunmadığı takdirde zorunlu savunmanın açtığı temyiz davasının inceleneceği konusunda meşruhatlı tebligat çıkarılması, sanık tarafından temyiz dilekçesi verilmesi durumunda, bu konuda ek tebliğname düzenlenerek incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesi şeklinde karar verildiği, mahkeme tarafından Dairemizin iade kararı içeriği doğrultusunda hazırlanan 11.02.2013 tarihli açıklamalı müzekkerenin 14.02.2013 sanığa tarihinde tebliğ edildiği, buna göre sanığın 25.02.2013 tarihli dilekçesinin ek temyiz dilekçesi olarak kabulü ile, tebliğnamedeki düşünce benimsenmeyerek yapılan incelemede:
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasanın 108/2 nci maddesi uyarınca mükerrirlik uygulamasına adli sicil kaydındaki tekerrüre esas en ağır cezanın dikkate alınması gerektiğinin düşünülmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın yakalandığında, yakınana ait suça konu motosikletin bulunduğu yeri kolluk güçlerine söyleyerek iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında; etkin pişmanlık hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 168 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
2- Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53/1 inci maddesinin a, b, c, d, e bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2 nci fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3 üncü fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık E. K. ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 25.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy