(5237 S. K. m. 53, 116, 142, 168) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 493, 522)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/03/2013 tarihli kenar yazısıyla Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yakınanın evinden 500 dolar para, 1 adet altın kolye, 1 adet altın künye, spor kıyafetler ve kafesiyle birlikte kuşunu çalan sanığın, başka bir hırsızlık eyleminden dolayı yakalandığında yakınanın evine de girdiğini belirtip çaldığı eşyalardan, spor kıyafetler ile, kuşun evinde olduğunu söyleyerek kısmi iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında yakınana kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre 5237 sayılı Yasanın 168 inci maddesiyle uygulama yapılıp yapılmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
2- 5252 sayılı Yasanın 9/3 üncü maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından dosya içeriğine göre hükümlünün eylemine uyan; 765 sayılı TCK'nın 493/2, 522 nci maddeleriyle, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d, 168/4 (kısmi iadeye rıza gösterilmesi halinde), 53; 116/1, 53; maddeleri uyarınca konut dokunulmazlığını bozma suçuyla ilgili olarak uzlaşma hükümleri de değerlendirilerek uygulama yapılıp her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık F. Y. savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 26.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy