(5237 S. K. m. 148)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/07/2013 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Yakınan S. Ç.'nın 29.06.2010 tarihli ifadesinde Küçükçekmece ilçesinde bulunan Halkalı semtindeki okulundan çıkıp evine doğru yürürken okulun yanındaki parktan daha önceden tanımadığı ancak görse tanıyabileceği iki kişinin kendisine seslendiğini, ilk başta gitmediğini ancak "gel lan" diye bağırılınca gitmek zorunda kaldığını, şahısların ellerinde bali ve bıçak olduğunu, bunların kendisinden telefon istediğini olmadığını söylemesine karşın cebindeki telefonu fark edip "Cebindeki ne o zaman çıkar lan" diyerek telefonunu aldıklarını beyan ettiği, 01.03.2011 tarihli oturumda da benzer anlatımda bulunarak olayın 14:00 ile 15:00 arasında meydana geldiğini söylediği, ancak 19.06.2010 tarihli altında yakınanın da imzası bulunan kolluk tarafından düzenlenen tutanakta ise yakınanın polis merkezine gelerek saat 17:00 sıralarında Çarli O. olarak bildiği bir kişinin okulun yanındaki parkta telefonunu alarak kaçtığını beyan ettiği ve sanığın O. D. olduğunun tespit edilerek yakınan ile birlikte bulunması muhtemel yerlerden arandığı hususunun belirtildiği, sanık O.'un soruşturma aşamasındaki savunmalarında yakınanı tanımadığını ve ilk defa gördüğünü söyleyerek üzerine atılı suçu kabul etmediği, 09.05.2011 tarihli oturumda alınan beyanlarında ise yine suçlamayı ve yakınanı tanımadığını söylemekle birlikte yakınanın dayılarının kendisine zorla hırsızlık yaptırdığını buna karşı çıkınca da kendisini yaraladıklarını ve "bu tayfaya giren bir daha çıkamaz" dediklerini hatta bu sebeple yakınanın dayılarını Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığına şikayet ettiğini, yakınanın yağmalandığını iddia ettiği gün ve saatlerde de Kasımpaşa Asker hastanesinde olduğunu söyleyip buna dair belge sunduğu anlaşılmıştır.
Hakim dosyaya yansıyan iddia, savunma ve delilleri değerlendirerek somut olayın gerçekte nasıl olduğunu saptar. Öncelikle eylemin bir suç teşkil edip etmediğini; ediyor ise uygulanacak normu belirlemek zorundadır.
Hal böyle olunca; sanığın savunması doğrultusunda Küçükçekmece Savcılığından sanığın müştekinin dayıları ile ilgili bir müracaatı olup olmadığının araştırılıp var ise bir örneğinin denetime olanak sağlaması bakımından dosya içine alınması, sanığın olay günü Kasımpaşa Asker Hastanesinde olduğunu savunmasına göre hastaneye giriş çıkış saatlerini de içerir kayıt ve tedavi evraklarının temini ile, yakınanın bildirdiği imei numarasına göre suça konu telefonu ile suç günü ve sonrası yapılan iletişimlerin baz istasyonlarını da gösterir tespiti ile bunların sanık ile irtibatı araştırıldıktan sonra yakınanın olay tutanağında sanığın lakabını söyleyip kollukta tanımadığı yönündeki ve olayın saati ile oluşu konusundaki beyanları arasındaki açık çelişkiler de giderilmeden eksik soruşturma ile yetinilip duruşmaya devamla yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık O. D. savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 29.05.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy