MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükmedilen cezası süresine göre suça sürüklenen çocuk müdafisinin duruşmalı inceleme istemi 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi gereğince yerinde görülmeyerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuk hakkında yağma suçundan kurulun mahkumiyet hükmünün incelenmesinde,
5237 sayılı TCK'nın 148 ile 150. maddelerinde yer alan düzenlemelere göre yağma, bir kişinin tehdit edilerek veya cebir kullanılarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılınmasıdır.
Kanun'un 148. maddesinin 1. fıkrasında yağma suçunun temel şekli, 2.fıkrasında senet yağması, 3. fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. TCK'nın 149. maddesinde yağma suçunun nitelikli hali, aynı Kanun'un 150. maddesinde ise hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Yağma suçu amaç ve araç hareketlerden oluşan bir suçtur. İlk önce almayı gerçekleştirmek için araç hareketler olan cebir veya tehdit kullanılır, sonrasında bu cebir ve tehdidin etkisiyle malın alınması veya tesliminin sağlanması ile suç tamamlanır.
Cebir, şiddet, tehdit, yağma suçunun zor unsurunu oluşturmaktadır. Zorun bulunmadığı olaylarda, yağma suçunun tipik unsurundan bahsedilemez.
Bu açıklama ışığında somut olaya gelince;
Olay tarihinde terlik almak için evden çıkan mağdurun mahalleden sabıkalı olarak tanıdığı suça sürüklenen çocuğu arkadaşı ... ile parkta otururken gördüğü, yakınlarından geçtiği sırada suça sürüklenen çocuğun mağduru yanına çağırıp 10,00 TL para istediği, mağdurun parası olmadığını söylemesi üzerine, “niye 10 lira vermiyorsun ayıp ediyorsun” diyerek ellerini mağdurun cebine sokarak cebinde bulunan 17 TL parayı rıza dışında aldığı somut olayda, malın teslimi sırasında yağma suçunda aranan nitelikteki ciddi, korkutucu seviyede cebir/tehdit içeren söz veya hareket bulunmadığı, mağdurun geçmişten gelen algı ya da tasavvuru ya da psikolojik durumu ve/veya ürkek kişiliği ile yarattığı düşünceye de bu şekilde bir anlam yüklenemeyeceği, salt mağdurun kendi iç dünyasındaki korku ve endişesiyle malın teslimine yöneldiğinin anlaşılması karşısında, mağdura yönelik herhangi bir tehdit ve cebir uygulamayan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK’nın 142/2-b, 145 maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 09.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy