(5271 S. K. m. 288, 289, 294, 301, 302) (5237 S. K. m. 149)
Bölge Adliye Mahkemesine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ...’in temyiz isteminin yağma suçundan cezalandırılmasına yeterli somut delil bulunmadığından beraat etmesi gerektiğine, sanık ...’in temyiz isteminin müşteki ...’e yönelik yağma olayı ile ilgili kamera görüntülerinin bilirkişi tarafından incelenip olayı gerçekleştiren kişinin kendisi olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğine, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin sanık ...’in bir gasp olayına başka sanığın tehdidi ile iştirak ettiğine, sanık ...’ın temyiz isteminin “Şüpheden sanık yararlanır ilkesi”nin göz önünde bulundurulmadığına, sanık ...’ün temyiz isteminin “Karakoldaki teşhis işleminin usulsüz olduğuna ve sanık ... müdafiinin temyiz isteminin de “Karakoldaki teşhis işleminin usulsüz olduğu, müşteki...’a yönelik yağma eyleminde değer azlığı nedeniyle indirim uygulanması, müşteki...’a yönelik yağma eyleminde ise alt sınırdan hüküm kurulması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek, anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Oluş ve dosya içeriğine göre, yargılama konusu dört olayda da müştekilerin beyanları ve olay yerine geliş ve kaçış güzergahlarındaki güvenlik kamera görüntüleri incelendiğinde, kullanılan araçların plaka bilgisinden rent acar aracı olduğunun tespit edildiği ve sanık ...'e kiraya verildiğinin rent acar sözleşmelerinden anlaşıldığı, karakolda gerçekleştirilen teşhis işlemlerinin sanık ... ve benzer suç kaydı bulunan kişiler arasından çoklu canlı teşhis şeklinde yapıldığı, sanıkların olaylar sırasında yüzlerindeki maskelerinin zaman zaman aşağıya düşmesi nedeniyle müştekilerin olayı gerçekleştiren sanıkları kesin ve net olarak teşhis edebildikleri, müşteki ...’e yönelik yağma olayı ile ilgili olarak yağma konusunun yalnızca içinde değerli bir şey olmayan çanta olmadığı, bu olayda müşteki...’a ait silahın da alınması nedeniyle değer azlığı hükümlerinin uygulanamayacağı, sanık ...’ün müşteki...’a yönelik silahla birden fazla kişi ile birlikte, geceleyin kendisini tanınmayacak bir hale koymak suretiyle yağma suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK’nın 149/1-a,-b-c-h bentlerinde yazılı suçlara uyduğu, kanun maddesinde yer alan dört ayrı bende aykırılık nedeniyle temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği, bu itibarla sanıklar hakkında yağma suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada CMK'nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, sanık ..., sanık ... ve müdafii, sanık ..., sanık ... ve müdafiinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 08.06.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)