MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK.nun 42/1. maddesi gereğince, eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz isteminde bulunulması halinde karar verme yetkisi, Yüksek Mahkemeye ait bulunduğundan, yerel mahkemece bu hususta verilen ek kararın yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede:
Sanığın yokluğunda verilen hükmün sanık müdafiinin yüzüne karşı verildiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin haklı bir sebebe dayanmayan eski hale iade talebinin ve süresinde yapılmadığı anlaşılan temyiz başvurusunun, CMK’nın 42 ve CMUK’un 317. maddeleri gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık ... hakkında nitelikli hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Hırsızlık suçundan kurulan hükümde etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken uygulama maddesinin TCK'nın 168/2. maddesi yerine 168/1. maddesi olarak gösterilmesi mahallinde giderilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya içerisindeki fotoğraflar, kroki ve beyanlar birlikte değerlendirildiğinde hırsızlığın gerçekleştiği yerin depo olarak kullanıldığı anlaşılmakla sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma kararı diğer sanık ...'a sirayetine,
IV- Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
UYAP'tan alınan nüfus kaydına göre, sanığın 31.03.2017 tarihinde öldüğünün anlaşılmış olması karşısında 5271 sayılı CMK'nın 223/8 ve 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddeleri uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde zorunlululuk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 01.06.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy