MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Suçun işlendiği tarihte 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi kararda gösterilmeden hüküm kurulması,
2-) Polis tarafından gelen ihbar üzerine suça sürüklenen çocuğun kaldığı evin önünde bulunan motosiklet hakkında, suça sürüklenen çocuğun aşamalarda önce motosikleti tanımadığı bir kişiden 30 TL’ye satın aldığını savunduğu, daha sonra alınan savunmalarında ise mahalleden simaen tanıdığı Barış ve Hüseyin isimli çocuklar tarafından kaldığı eve getirilip kendisine satılmak istendiğini, kendisinin çalıntı olduğunu anlayıp almayı red ettiğini, buna rağmen çocukların motosikleti evin önüne bırakıp gittiklerini bu nedenle motosikletin evinin önünde bulunduğuna ilişkin çelişkili beyanları karşısında, eylemin nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarını oluşturduğu gözetilmeden delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-) Olay nedeni ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından açılan davada, suç vasfının değiştiğinden bahisle suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hüküm kurulduğu sırada 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma verilmeden hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2-) Hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılıTCK'nın 165. maddesinde tanımı yapılan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca tebliğname gerekçesine aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 25.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy