(5237 S. K. m. 61, 143)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: 07.05.2010 tarihinden 09.05.2010 tarihine kadar katılan bankanın farklı ATM'lerinden 110 işlemde toplamda 103.100 TL tutarında para çekildiği, anılan bu 110 işlemden; 07.05.2010 tarihinde 8 işlemin 22:43-22:47 saatleri arasında, 14 işlemin 23:09-23:16 saatleri arasında; 08.05.2010 tarihinde 4 işlemin 03:30-03:33 saatleri arasında gerçekleştirildiğinin dosya kapsamında yer alan 11.05.2020 tarihli teftiş kurulu raporu ekinde sunulan gerek ATM vasıtasıyla çekilen tutarlara ait kamera kayıtları gerekse ATM’den gerçekleştirilen hatalı işlem tutarlarını gösteren çizelgeye göre sabit olduğu halde sanıklara verilen cezalarda her ne kadar 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesi uyarınca artırım yapılmamış olsa da, somut olayda anılan maddenin uygulanma koşulları oluştuğundan, eylemin uzlaşma kapsamında olmadığı belirlenerek yapılan incelemede:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hırsızlık suçuna konu paranın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca sanıklar hakkında, temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerekirken yazılı şekilde alt sınırdan hüküm kurulması,
2-07.05.2010 tarihinden 09.05.2010 tarihine kadar katılan bankanın farklı ATM'lerinden 110 işlemde toplamda 103.100 TL tutarında para çekildiği, anılan bu 110 işlemden; 07.05.2010 tarihinde 8 işlemin 22:43-22:47 saatleri arasında, 14 işlemin 23:09-23:16 saatleri arasında; 08.05.2010 tarihinde 4 işlemin 03:30-03:33 saatleri arasında gerçekleştirildiğinin dosya kapsamında yer alan 11.05.2020 tarihli teftiş kurulu raporu ekinde sunulan gerek ATM vasıtasıyla çekilen tutarlara ait kamera kayıtları gerekse ATM’den gerçekleştirilen hatalı işlem tutarlarını gösteren çizelgeye göre sabit olduğu halde sanıklara verilen cezalarda TCK'nın 143. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2016 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.800 TL vekalet ücretinin sanıklardan tahsili ile kendisini vekil ile temsil ettiren katılana verilmesine hükmedilmesi gerekirken, bu ücretin hatalı olarak 1.500 TL olarak belirlenmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiileri ile katılan TEB Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye gerekçesine aykırı olarak BOZULMASINA, katılan vekilinin temyiz itirazı sadece hatalı hükmedilen vekalet ücreti miktarına yönelik olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 15.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)